Manen terakki etmeyen bir insan bazen, bilhassa yalnız kaldığında, etrafında kimseyi görmediği için hiç kimsenin de kendini görmediğini, göremeyeceğini sanır. Evet, gizli ve utanılacak bir iş yapıyorsa etrafında kimse yoksa görülmediğinden, her işi yapabileceğinden emindir. Oysa bu çok büyük bir yanılgıdır. Zira Allah (c.c) her zaman ve her an bizi görmektedir, her hâlimizi bilmektedir.
Allah’ı (c.c) Basîr ismi ile tanıyan bir marifet ehlinde murâkabe hissi gelişir ve O’na sanki O'nu görüyormuş gibi ibadet eder. Biz, Allah’ı (c.c) görmesek de şüphesiz O bizi görmektedir.
İnsanların görmesinden utanıp da Basîr Allah Azze ve Celle'nin görmesinden utanmayan ve korkmayan kimse, Allah’tan (c.c) layıkıyla hayâ etmemiş ve O’nu hafife almış olur.
İmanlı bir insan imanının gereği olarak Allah’ın (c.c) kendisini yasakladığı ve haram kıldığı yerlerde bulmasından ve bu amellerle meşgul olmaktan yahut emrettiği ve farz kıldığı yerlerde bulmamasından ve bu amelleri terk etmekten kaçınır.
Evet, Allah’ın (c.c) her şeyi gördüğüne kesin bir şekilde iman eden kimse, gizli ve aşikâr her hâlinin istikamet üzere olması için gayret eder. Her zaman ve her an O Basîr ve Alîm’e karşı gelmekten korkar hem O’ndan layıkıyla hayâ eder. Nasıl ki utandıracak günahı gizli işleyen bir kişi, başkalarının haberdar olmasından çok utanır ve çekinir öyle de her şeyi gören Allah Azze ve Celle hayâ edilmeye elbette daha layıktır.