Bir sosyal bilimcinin muhakkak okuması gereken bir kitap. Bir kütüphane okumaktansa dönüp dönüp bu kitabı okumak gerek. Nitekim kitap kapağında ansiklopedi olduğu söyleniyor. Yazarın akıcı üslubu ve eğlenceli tespitleri ile kitap bir çırpıda bitiyor.
Poetik ve PolitikBesim Dellaloğlu · Timaş Yayınları · 2020141 okunma
Kahramanların bölüm bölüm tahlili güzel lâkin bu kahramanlar romanın enterik gerilimini arttırmada birbiriyle irtibata geçirilse güzel olurdu. Yoksa her bölüm ayrı bir hikaye formatında kalıyor.Nitekim eleştirme nedenlerinden biri de romandaki bütünlüğü arz etmemesi.
Batılılaşma ihaneti kadar sert değil ama 3.Selim'in Fransız arşivinde tespit edilen itirafları şaşırtıcı. Tanzimat fermanının orjinal metninin yanısıra çevirisi de olsaydı güzel olurdu.
Yazar, Türk modernleşmesi genelinde milletin sesi olarak görülen 'radyo'nun Batı karşısında ikircikli bir misyona büründürülerek hem modern hem de yerli yapılmaya çalışıldığını ama çoğunlukla Batılılaşmanın taşıyıcı misyonu olarak kullanıldığını zamanın politik özgünlüğünü de hesaba katarak anlatmaya çalışır. Ama bu özgünlük ya da öznellik, hem Batılı hem de Türk olmaya çalışan aradakalmışlık sendromunu yaşayan topluluklarda ne kadar özgün? Garbiyatçılık da burada sorulur. Kimin tarafındasının cevabı olarak hem ikinizin hem de hiçbirinizin diyebilmek belki bizim topraklara has bir olgu. Selvi boylum al yazmalım filmindeki Asya'nın Cemşit ve İlyas arasında seçim yapma zorunda kalması, ilelebed bizim toprakların yazgısı.
Kitap Atay'ın bilinçaltısal diyaloglarından ironik betimlemelerinden oluşsa da 4.bölüm olan Ülkemiz'de müthiş tespitler var. Belki de Atay'ın gerçek hayatta söyleyip de cesaret edemediği hakikatleri satır aralarında çarpıcı tespitler de dile getirmesi ülkemiz aydının da bir garabeti. "Cogitosuz ergo sum" bu ülkede bir nevi hayat kurtarıyor.