''Toplumun kendisinden beklentilerini yerine getirmeye çalışan bir kadın, ne kadar çabalarsa çabalasın, ne kadar çalışkan, uykusuz, zeki ve yetenekli olursa olsun, kendisine ait bir şey yaratamaz.''
''Başkaları diye bir endişeniz olduğu zaman, o “başkası”nın ya da genel
olarak “başkalarının seviyesinin, bütün gün dükkanının önündeki bir iskemlede oturup gelip geçeni seyreden bakkal Hasan Efendi ya da dedikodudan başka pek bir işi olmayan Ayşe Teyze olduğunu hatırlayın. Zira, kim ne derse desin, bu insanların öyle bilge bir tarafları falan yoktur; eğer olsaydı, zaten “Başkaları ne der?” diye sorarken kendisinden endişe ettiğimiz “başkası” olmazlardı. Onlardan bir şey öğrenebileceğiniz türde insanlar, “Başkaları ne der?”deki “başkalarına dahil olmazlar. “Başkaları ne der?”e göre iş yaptığınız zaman, bakkal Hasan Efendi ve Ayşe Teyze’ye göre iş yapmış, hayatınızı onlara göre düzenlemiş olursunuz.''
''Ama aslında bu demek oluyor ki hayatımı seviyorum, hayatıma geri dönecek olmanın heyecanını duyuyorum; hayatımın devam edeceğini hissetmenin, yeni şeylerin olmaya devam edeceğinin ve henüz hiçbir şeyin bitmediğinin heyecanını.''