Mehmet Işık - Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun Peşinde
Selam, karşınıza öyle bir kitabın yorumuyla geldim ki nereden, nasıl, ne şekilde başlayacağımı hiç bilmiyorum. Arada biraz spoiler verebilirim anlatırken affola Sevgili yazarımız Mehmet Işık'ın ilk kitabı olmasına rağmen olağanüstü bir eser çıkarmış ortaya. Seriye bile dönüşebilir diye düşünüyorum hatta o mesajı da inceden vermiş sanki yani en azından ben öyle anladım.
Genel olarak her ne kadar türü polisiye olsa da aşk, gerilim, heyecan, entrika, dostluk, dram gibi bir çok tür ile desteklenmiş. Bunun yanı sıra güçlü kadın ve günümüzde de hâlâ sorguladığımız 'Adalet' kavramı üzerinden kurguyu işlemiş yazar. Benim bir de bu kadar heyecanlı bir şekilde okumamın sebebi de karakterlerin geçmiş dönemde yaşamış gerçek karakterlerden olması. Her ne kadar farklı dönemlerde yaşamış insanlar olsalar da yazar bunu inanılmaz güzel birleştirmiş.
Kitabın konusuna değinmeyeceğim okuyacaklar için heyecanı kaçsın istemiyorum. Ben direkt karakterler üzerinden yorumlayacağım bu sefer. Öncelikle Komiser muavini Muharrem, kıvrak zekası cesaret ile birleşmiş, kılık değiştirmede usta, meslek aşkıyla yanıp tutuşan ayrıca kural tanımayan bir adam. Hanzade, yaşadıklarından sonra dönüştüğü karakter Baltalı Hano, o da zeki, cesur, gözü kara, güçlü bir kadın ve aynı zamanda bir anne. Solak Ligor, sert görüntüsünün altında yumuşacık kalbi olan, güzel seven bir yiğit kabadayı. Tilki Ali, çayıyla meşhur bir genç. Seyfi, Solak Ligor'un sağ kolu. Fahriye, güzeller güzeli, Hanzade'ye benzerliği ile dikkat çeken, oyuncu olmak isteyen genç bir kadın. Ve diğerleri..Demir Hamza, Barut Necmi, Çilingir Fuat, Boğa Hüsnü, Hayalet Kadir... Hepsinin yolu nasıl kesişti? Sebep neydi? Ve kim kimi şah mat etti?
Son olarak bundan bahsetmezsem çatlarım