Burcu Süer

Burcu Süer
@brcsblog

Burcu Süer

, bir kitap okudu
10/10
·336 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 09:47
·
2023 1. kitabı
Mehmet Işık
9.5/10 · 337 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun Peşinde - Mehmet Işık
10/10
·336 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 09:47
Mehmet Işık - Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun Peşinde Selam, karşınıza öyle bir kitabın yorumuyla geldim ki nereden, nasıl, ne şekilde başlayacağımı hiç bilmiyorum. Arada biraz spoiler verebilirim anlatırken affola Sevgili yazarımız Mehmet Işık'ın ilk kitabı olmasına rağmen olağanüstü bir eser çıkarmış ortaya. Seriye bile dönüşebilir diye düşünüyorum hatta o mesajı da inceden vermiş sanki yani en azından ben öyle anladım. Genel olarak her ne kadar türü polisiye olsa da aşk, gerilim, heyecan, entrika, dostluk, dram gibi bir çok tür ile desteklenmiş. Bunun yanı sıra güçlü kadın ve günümüzde de hâlâ sorguladığımız 'Adalet' kavramı üzerinden kurguyu işlemiş yazar. Benim bir de bu kadar heyecanlı bir şekilde okumamın sebebi de karakterlerin geçmiş dönemde yaşamış gerçek karakterlerden olması. Her ne kadar farklı dönemlerde yaşamış insanlar olsalar da yazar bunu inanılmaz güzel birleştirmiş. Kitabın konusuna değinmeyeceğim okuyacaklar için heyecanı kaçsın istemiyorum. Ben direkt karakterler üzerinden yorumlayacağım bu sefer. Öncelikle Komiser muavini Muharrem, kıvrak zekası cesaret ile birleşmiş, kılık değiştirmede usta, meslek aşkıyla yanıp tutuşan ayrıca kural tanımayan bir adam. Hanzade, yaşadıklarından sonra dönüştüğü karakter Baltalı Hano, o da zeki, cesur, gözü kara, güçlü bir kadın ve aynı zamanda bir anne. Solak Ligor, sert görüntüsünün altında yumuşacık kalbi olan, güzel seven bir yiğit kabadayı. Tilki Ali, çayıyla meşhur bir genç. Seyfi, Solak Ligor'un sağ kolu. Fahriye, güzeller güzeli, Hanzade'ye benzerliği ile dikkat çeken, oyuncu olmak isteyen genç bir kadın. Ve diğerleri..Demir Hamza, Barut Necmi, Çilingir Fuat, Boğa Hüsnü, Hayalet Kadir... Hepsinin yolu nasıl kesişti? Sebep neydi? Ve kim kimi şah mat etti? Son olarak bundan bahsetmezsem çatlarım
Polisiye
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun PeşindeMehmet Işık · Yaka Yayınları · 2023337 okunma
Alper Karaağaç - Bir Tatlı Su Cumhuriyetçisi ve Onun Geçmişe Yolculuğu
Puan vermedi
Alper Karaağaç - Bir Tatlı Su Cumhuriyetçisi ve Onun Geçmişe Yolculuğu Herkese uzun bir aradan sonra merhaba, iyisinizdir umarım. Ben reading slump'a girdiğim için okuma yapamadım uzun süredir. Neyse şimdi benim gibi rs'ye giren varsa hadi toplanın harika bir kitap önerisinde bulunacağım. Hadi uzatmadan kitaptan bahsedeyim. Dili inanılmaz akıcı olan bir kitap bırakın bir günde okumayı bir saat içinde okuyup bitireceksiniz kurgu muhteşem. Kimi zaman kahkahalar atarak çokça da duygulanıp, gözlerim dolarak bitirdim kitabı. Konusundan bahsetmeden önce şunu da söyleyeyim yazarımız Alper Karaağaç'ın ilk romanı ve bu roman ilk çıktığında şöyle diyor: "Cumhuriyet değerlerini anlamadan ne Atatürk'ü ne de Cumhuriyeti savunabiliriz." Konusuna gelirsek; kitabın baş kahramanı Tufan, kendisi sosyal medyada klavye başında 'demokrat' olan ülkesini paylaşımlarıyla savunan ama her şeyden uzak olan bir genç. Kitabı Tufan'ın zihniyle okuyoruz. Bir gün uyandığında kendisini 1938 yılında bulur. İsmi Aydın olan gazete dağıtıcı çocukla yolları kesişir ve gazeteye baktığında tarihin 27 Mayıs 1938 olduğunu görür ve Atatürk'ün yaşadığını hatırlar. Ve o an aklına Atatürk'ün karşısına çıkıp gelecekten geldiğini ve O'na anlatmak istedikleri olduğunu söyleme düşüncesi gelir. Aydın'la beraber Dolmabahçe'ye giderler. Orada çalışan Şükran adında bir Cumhuriyet kadını ile tanışır. Tam bir hanımefendidir Şükran. Bizim ki de gönlünü hemen kaptırır bu güzel kadına. En sonunda biraz çetrefilli de olsa nihayet Atatürk'ün karşısına çıkar ve gelecekten geldiğini söyler. Bu durumda Atatürk sizce gelecek ile ilgili ilk ne sormuş olabilir bizim Tufan'a? Cevabı ve daha fazlası kitapta. Geçmişten günümüze kadar bütün meselelerden bahsediliyor kitapta. Hatay meselesinden tutun da Bursa Nutuk'una, Atatürk'ün
Edebiyat
Bir Tatlı Su CumhuriyetçisiAlper Karaağaç · Altın Kitaplar · 20227 okunma
Hümeyra Uyanık - Keçi Kadın
Puan vermedi
Hümeyra Uyanık - Keçi Kadın Herkese merhaba, size bugün yazarımız Hümeyra Uyanık'ın kaleminden 'Keçi Kadın' kitabının yorumuyla geldim. Önce kapaktan başlayarak yorumlayacağım. Kapak rengi, ismi çok çekici ayrıca kitabın üzerindeki yazıya da bayıldım. O kadar anlamlı ve o kadar çok şey anlatıyor ki... "Neşeli olduğum için yargılandım. Oysa hüzünle gezerken kimsenin umrunda değildim." Yazarımızın dili akıcı ve sade. Yeri geldiğinde de cümleleri tokat gibi yüzünüze çarparak sizi kendinize getirebilecek nitelikte. Yazar, her bir sayfa da farklı konulara iz bırakmış. Okurken sohbet ediyor gibi hissettim. Yazarın düşüncelerini bu şekilde ifade edecek cesaretinin olması beni çok mutlu ederken aslında aklımdan geçenlerin, bütün düşüncelerimin yazıya döküldüğünü gördüğümde yalnız olmadığımı görmek beni çok sevindirdi. Ayy Hümeyra Hanım tam benim kafadan dedim kendi kendime :) Okurken kafamda sürekli kendimle kıyaslama yapmaya çalıştım, çoğu yerde başarılı olamadım. Çoğu yerde duraklayıp düşüncelere daldım, kendimle kitap arasında gittim geldim. Ama hep şu cümleyi kurdum - o kadar çok şey yaşayıp nasıl bu kadar dimdik durdun - İşte o zaman anladım Keçi Kadın'ın nereden geldiğini... Keçi kadın, hayatımızın her anında yer alan üzerine düşünmemiz gereken konuları ve toplumun hepimize dayattığı kalıpları ve benliğimizin derinliklerine inmemizi ele alan bir kitap. Kitap, deneme türünde yazıldığı için birçok konuya değinmiş yazarımız o yüzden ne yazsam, hangi konudan bahsetsem yarım kalır. Hayatımız aslında ilk önce kendimizi sevdiğimiz zaman başlıyor. Bu asla bir bencillik değil, Farkındalık. Biz ne kadar çok hayatın akışına kendimizi kaptırıp kendimizi unutursak aslında kendimizden vazgeçiyoruz. Her ne olursa olsun başımıza gelen iyi ve kötü durumlar, başarılar ya da
Deneme
Keçi KadınHümeyra Uyanık · Ahbap Kitap · 202317 okunma
Beril Bozdoğan - Blöf
Puan vermedi
Beril Bozdoğan - Aşkın Aşınmış Hali Blöf "Bir kalbe iki aşk sığmaz. Bir insan iki kez âşık olabilir ancak aradaki fark, biri bitmeden diğeri başlamaz..." "Peki akıl affedip affetmeyeceğine karar verirken, kalp sevmeye devam etmeyecek mi?" "...Aynı akşamda iki erkeğin kokusunu birbirine bulamayacaktım..." Selam, öyle bir kitapla geldim ki adeta bayıldım. Beril Bozdoğan'ın kalemiyle hayat bulan Aşkın Aşınmış Hali Blöf... Hiç uzatmadan kitaptan bahsedeceğim size. Yazar öyle bir işlemiş ki konuyu ne elimden bırakabildim ne de duygularıma engel olabildim. Ağladım, güldüm, kızdım, hüzünlendim, sinirlendim.. Öyle sade öyle akıcıydı ki sanki karakter ile beraber olayların içindeymişim gibi hissettim kendimi baştan sona kadar. Empati yapmaya çalıştım karakterler ile ne kadar başarılı olabildim bilmiyorum (Ilgaz konusunda en çok da). Özellikle Dora'nın içsel yolculuğu, kendi içinde verdiği psikolojik savaş çok güzel işlenmişti. Kitaptan kısacık bahsedecek olursam; Dora, ünlü bir yayinevinde çevirmenlik yapmaktadır. Bir gün yolu Psikolog olan Ilgaz ile keşismiştir ve o günden sonra taa ki o güne kadar da hiç ayrılmamıştır. Ayrılığın üzerinden altı yıl geçmiştir ama Dora, hâlâ içinde Ilgaz ile birlikte yaşamaya devam eder. Altı yıl sonra bir mesaj alır. Mesaj hiç beklemediği kişiden yani Ilgaz'dan gelir. En yakın dostu Desene sığınır ve O da hiç yalnız bırakmaz Dora'yı (Bu arada Desen gibi bir dostum olsun çok isterdim). Olaylar bununla sınırlı kalmıyor. Bir de Çağrı var tabi Dora'yı iyice işin içinden çıkılmaz hale düşüren ki sormayın. Ben Çağrı'ya bayıldım o kadar söylüyorum. Yorumu burada sonlandırıyorum çünkü kendimi tutamazsam bütün kitabı anlatıcam çünkü o derece :) Dora, Ilgaz'ın mesajına cevap verecek mi? Ilgaz neden Dora'yı terk ettiğini anlatacak mi? Kim bu Çağrı
Edebiyat
BlöfBeril Bozdoğan · Kara Karga Yayınları · 202329 okunma