Kitap Patikası

Kitap Patikası
@brctsdln
İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir. -Descartes
Bizim için geçmiş geçmiştir, dedi Gaustin, ve oraya girdiğimizde bile arkamızdaki kapının açık olduğunu biliriz, kolayca geri döneriz. Hafızaları tarafından terk edilenler içinse bu kapı sonsuza dek mühürlenmiştir. Onlar için yabancı ülke olan geçmiş değil şimdiki zamandır, geçmiş onların vatanıdır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evsizlere karşı sevgi ve tedirginlik hissediyordu, kelimeler bunlardı, daima bu birliktelikte. İnsan çoktan olduğu ve bir gün dönüşmeyi beklediği bir şeyi nasıl sever ve ondan korkarsa, evsizleri öyle seviyor ve onlardan korkuyordu.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
10/10
·724 syf.··
2025 76. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 12:39
Selimler ölmez, Turgutlar bölünmez diyebilseydik, Olriclerle hiç tanışmamış olmaz mıydık? Burhanlar ve Metinler ve Onlar lütfen siz üzerinize alınmayın. Oğuzcum Atay, bu romanında Tutunamayanlar'ı, kenarından köşesinden tutunduğunu düşünenleri almış, kaleminin baş köşesine oturtmuş çünkü dünya hiçbir yerine sığdırmaya tenezzül etmemiş. Tutunanlar yani onlar, bu romanın kötü karakterleri tıpkı yaşam gibi. Turgut Özben, bir gün arkadaşı Selim Işık'ın intihar haberini gazetede görür. Bundan sonrasında Selim'in anılarının peşine düşer. Tat kaçıran yok, konunun özetinin özeti bu. Peki yedi yüz küsur sayfa ne anlatmış Oğuzcum Atay? Toplumsal yozlaşmayı, aydın geçinen sivri zekaları, dinin sömürülmesini, herkesin bir fabrikadan çıkmış gibi normal olma mücadelesini, canım köylülerin turizm ile medeniyet görmesinin aydınlar (!) tarafından alkışlanmasını, devlet memurunun aynı zamanda ülkenin başı olduğunu sanmasını, olmayan şarkıları, olmayan destanları, olmayan tarih kahramanlarını, sıradışı olan dışlanmasını, torpili olanın pohpohlanmasını anlatmış. Herkesin içinde kendini bütün göstermeyi ama içten içe dağılmayı, parçalanmayı, kişiliklerini sağa sola savurmayı anlatmış. İngilizlerin Shakespeare'i varsa bizim de Oğuz Atay'ımız var, dilimize yeni sözcükler kazandırmayı da belli ki kendine görev edinmiş. Bir de nazik dili ile kara mizaha başvurmuş. Ağlanacak halimize nasıl güleriz, buyrun okuyun, kendisi anlatsın. Selim'i ararken aslında Turgut en çok kendini aradı. Selim'in arkadaşlarını arayıp, onlardan Selim ile ilgili hikayeler dinlerken aslında kendinde göremediği yanlarını keşfetti. Selim biraz Turgut, Turgut biraz Selim'di. Turgut'un arayışının kör karanlığında, dibe battığı sırada gizli hazinesi de yardıma koştu: Olric. Artık beraber
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
8/10
·120 syf.··
2025 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 13:57
"İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar." Ya öleceğiniz günü biliyorsanız, bir idam mahkumuysanız? Elinizden ne gelir? Öleceğiniz günü bilseydiniz neleri sorgular, neleri değiştirmek isterdiniz? Durumunuzu kabullenir miydiniz? Victor Hugo, insanlığı düşünerek yazdığı Bir İdam Mahkumun Son Günü adlı eseri ile insanlığın hiç değişmediğini gözler önüne sermiş yine. Kitabın önsöz kısmı kitabı anlamak için çok önemli, giyotin ile idam cezasına karşı olduğu için bu romanı yazmış ve bir de eser ilk çıktığında olay yaratması nedeniyle üçüncü baskıda bir tiyatro metni eklemiş ki insanların kitaba bakışını gözler önüne sersin. Önsöz kısmında bir ara giyotin ile idam cezalarının durdurulduğu yazıyor, peki neden? Üst sınıftakilerin idam edilmesine razı olunamadığı (!) için. Gelecekte bu cezaların kalkmasını da ummuş, idam cezası kalktı ama insanların yobazlığına çare yok sevgili Victor Hugo. Konusuna gelecek olursak, işlediği suçtan ötürü idam cezası verilmiş bir mahkumumuz var. Avukatı, temyize gideceklerini belirtir, ömür boyu kürek mahkumu olmasını talep edecektir. Ölmek mi daha kolaydır yoksa ömür boyu kürek mahkumu olmak mı? Tabi ki o zamanın her dava sonucu gibi karar değişmez, altı haftalık bir süreci (temyizin görülmesi, reddedilmesi zaten bu süreç kadardır) vardır ölüme. Bu süreçte günlük yazmaya başlar. Bu günlükte, neden mahkum olduğunu değil de hislerini, düşüncelerini, umutlarını okuyoruz. Ölmeye gideceği kesin olan birinin cezası dışında ölmemesi için gösterilen çabalar, halkın idam mahkumlarına davranışları, gelecek olana bir türlü hazırlanamamak... İç acıtıcı bir roman. Azıcık sayfası olan bir kitapla kavga edebiliyor bazen insan :) Klasikleri öneririm demeye gerek yok, klasiklerin klasik olmasının bir nedeni var elbet...
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma