"Bir yalanı saklamanın en iyi yolu onu ortaya sermektir."
Çok satanlar listesinde yerini almış ve bir ara gündemden düşmemiş R. F. Kuang'ın Sarı Yüz kitabı ile sonunda ben de tanıştım. Belli süre kitap okumaya ara verdiyseniz, yorucu metinler okuduysanız ya da kitap okumada zorlandığınız bir dönem varsa size iyi gelecek, akıcı, merak ettirici bir kitap. İşlediği kurgunun altında ırkçılığı, sosyal medyanın günümüzdeki ciddi etkilerini, yayıncılığın bilinmeyen karanlık yüzünü anlatması bakımından ilgi çekici. Aynı zamanda insani duyguları da çok iyi yaşatıyor: Kıskançlık, emek hırsızlığı, çaresizlik, hırs, yalnızlık, şöhretin başdöndürücülüğü... Edebi bir kitap mı değil, ama merak ettiriyor :)
Juniper Song mahlaslı June Hayward'ın trajik biçimde gözünün önünde ölen arkadaşı Athena Liu'nun henüz piyasaya çıkmamış taslaklarını çalıp, üzerinde oynayıp kendi kitabı gibi göstermesi ile başlıyor her şey. June, ilk kitabında başarısız olmuş ve yayıncıların gözüne girememiş bir yazar. Athena ise, Çinli-Amerikalı, başarılı, yayıncıların göz bebeği ve ne yazsa çok satanlara giren fenomen bir yazar. Okuldan beri tanıdığı Athena'yı hep kıskanmış olan June'un önüne bu fırsat çıktığında kaçırmaz. Kendine göre bunu başta düşünmez, üzerinde çok yoğun saatler harcadıktan sonra da benim emeğim çok fazla diyerek kitabın üzerine konar. Son Cephe adlı kitap piyasaya çıktıktan sonra sosyal medyada yorumlar ve eleştiriler başlar. Twitter (kitapta ismi henüz X değil) üzerinden gelen intihal yorumları ile bir kıskaca giren Juniper kendini bu durumdan nasıl kurtaracak? Hırsları onu şöhrette tutmaya yetecek mi?
Bu kitabı okuduktan sonra yayın sektörüne daha bir kuşkulu bakıyor insan. Sosyal medyanın çılgınlığının insanı ipe bile götüreceği aşikar bir dönemde yaşıyoruz, tanıdık şeyler.
Kitabı