Size kalbimi açacak, inançlarımı açıklayacağım:
Ahlak kurallarına, toplumsal uzlaşmalara ters bile olsa, her zaman canımın istediğini yapmayı ilke edindim. Ne bir şeye ne de bir insana inanıyor, kimseyi de sevmiyorum. Ne inancım ne de umudum var.
Saygı duymamız gerektiği öğretilen hiç bir şey yok aslında. Geçip giden bir hayat var ve ölüm denilen ürkütücü sonu beklerken olabildiğince zevk almaya bakmak gerekiyor.
Bir zamanlar bazı gözüpek insanların yaşadıkları bir felaket sonucu duyarlılıklarını ve ahlak duygularını yitirdikleri romanlara gülerdim eskiden. Belki benim durumum da biraz böyle. Artık acı çekmiyorum, hiçbir şey hatırlamıyorum: Bir zamanlar taptıklarımın yanından kılım kıpırdamadan geçebilirim.