10/10
·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 14:39
Hikaye doktor Breur'a gelen bir mektupla başlıyor "son derece acil bir sorun için sizi hemen görmem gerekiyor. Alman felsefesinin geleceği sallantıda." Aslında Nietziche'den bahsederken sadece Alman felsefesini değil tam olarak felsefenin kendisini konuşmamız gerekir. Nietzche, felsefe tarihinde tartışılmaz bir yeri olan önemli bir figür ve tıp tarihinde ve psikoterapi de çok önemli bir yeri olan Doktor Brueur. Bu ikisinin gerçek hayatta yan yana gelip gelmediği muamma ama psikoterapinin bugün en büyük otoritelerinden biri olan yalom bu ikisini bir araya getirerek insanın en önemli sorunlarından biri olan anlam sorununu ve insanın ruhsal iyileşmesi üzerine çarpıcı bir eser ortaya koymuş. Kitabı okurken kendi psikolojik dünyanıza zengin felsefi sorularla derin bir yolculuğa çıkıyorsunuz. kendi içine yönelmek isteyen kendi ile ilgili soruları ve sorunları olan herkese tavsiye edebileceğim, cevaplardan çok soruların önem kazandığı bir hikaye. Yalom bu kitap icin her ne kadar fazla tevazu gosterip edebi bir kitap olmadigini bu acidan noksanlarla dolu oldugunu soylese de edebi diliyle de son derece basarili bir psikoterapi kurmacasi.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
9/10
·416 syf.··
2025 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 14:32
Hayattan gerçek kahramanlarla olayların harmanlandığı bir kitap. Kitabın sonunda aslında iki kahramanın birbirleriyle hiç görüşmediğini, buluşmadığını öğreniyorsunuz. Sakin, akıcı ama yorucu bir felsefe konusu hakim. Nietzsche bir bunalımın eşiğindedir. Lakin bunu kabul etmemektedir. Hastalığının migren atakları, görme bozukluğu olarak tedavi edilmesini bekler. Oysa derilerde bir yara vardır ve yardımı reddeder. Dr. Breur hayatının her anlamında zirvededir. Ama kendi tabiriyle yokuş aşağı bodoslama inmektedir. Kader bir şekilde bu iki insanı birleştirir. İlerleyen dönemlerde hasta doktor anlam ilişkisi yer değiştirir. Doktorumuz bu durumu şu cümlelerle ifade eder:”Önceden durumumuzu Robert’ın yavru kedi eğitimi ile kıyasladım. Geri çekil, bırak sütünü içsin. Daha sonra ona dokunmana izin verecektir. Bugün ise zihnimde başka bir imge belirdi; Başları birbirine değerek aynı kaseden sürt içen iki kedi yavrusu..” Özgürlük, ölüm, kader, yalnızlık, inanç konularını sorgulayacak, kendiniz olmayı, kendi yolunuzu bulmayı arzulayacaksınız…. Irvin D. Yalom Nietzsche Ağladığında
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam
Düşüncelerim,düşüncelerim
10/10
·416 syf.··
2025 3. kitabı
Merhaba, uzun bir aradan sonra yine buradayım. Az önce inanılmaz sevdiğim bu kitabı bitirdim. Bu kadar uzun zamanda okumakla haksızlık etmişim ancak zaten kitabın önemli kısmı daha doğrusu beni içine en çok çeken kısmı ilk yarıdan sonra yani Nietzsche ve Breur' un görüşmelerinin başladığı kısımdı. İki birbirinden zeki insanın bu denli zorluklar yaşaması ve anlam arayışları beni derinden etkiledi. Breur dışardan bir gözle baktığımız zaman imrenilecek bir hayata sahipti ancak kendisi bu hayatın içinde hapsolduğunu düşünüyordu. Ne zaman ki özgürlüğü tatmaya kalktı işte o zaman hayatının farkına vardı ve iyileştiğini gördü. Saplantının hayatımızdaki var olabilecek etkisini görmek çok ilgi çekiciydi. Başından beri Breur'u çok samimi oldum zorlansa da en azından dile getirebildi üstüne gitmeye çalıştı ama bu süreçte Nietzsche de benzer sorunlarına sahipken atıp tutmakta çok başarılıydı. Aslında kendisinin söylediğine göre bunu yapmaktaki amacı Breur' u korumaktı. İkisinin arasındaki konuşmalar çok etkileyiciydi ve kitabı gerçekten çok sevdim. Breur Bertha'ya olan saplantısının arkasında anlam arayışı olduğunu Nietzsche sayesinde anladı ve kendi gözleriyle görünce fark etti. Sonra aynı şekilde Nietzsche' ye yardım ederek onun saplantısından kurtulmasına yardımcı oldu aslında amaçladığı tedaviyi kendinin de tedavi edilmesine izin vererek ulaştı. Nietzsche beni son sayfalarda çok üzdü gerçekten de ağladı aslında o atıp tutmalarının büyük ve keskin konuşmalarının ardında hiç sevilmemesinden kaynaklı bir yalnızlık varmış. Umarım bundan kurtulabilmiştir. Ayrıca kitapta hoşuma giden şeylerden birisi de insanın inanca her zaman ihtiyaç duymasının üzerinde durulmasıydı bu illa bir ilah kavramıyla olmak zorunda değildi. İnsan her zaman kendine tapma seviyesinde inanabileceği şeyler
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 00:00
Nietzsche Ağladığında, okuduktan sonra vay be ben ne okudum diyebileceğiniz bir kitap. Felsefe, psikanaliz ve düşünce gücüne dayandığı halde akıcılığı hiç düşmeyen bir roman. Hayal ürünü ve gerçek olayların karışımı olan bu romanda Nietzsche, Dr. Breur, Loe Salome ve Freud birbirleriyle bağlantı kurularak anlatılmış aslında Nietzsche'nin sağlık sorunları, Freud'un rüya analizleri, Loe Salome'nin güçlü kişiliği, Dr. Breur'un teşhis yeteneği hepsi doğru ve hepsi 1882 yıllarında gelişiyor. Bazı mektuplar, Nietzsche'nin tabii ki sözleri hepsinde gerçeklik var. Yazar kimi gerçek kimi hayali bağlantılar kurarak harika bir roman yazmış ve psikanalizin temellerinin nasıl atıldığını resmetmiş sanki. Ben çok beğendim okuyun. Ayrıca karakterlerin içten konuşmaları ve Nietzsche ile Dr. Breur'un kendilerini keşif yolculuğunda birlikte ilerlemeleri ve birbirlerine destekleri, dürüstlükleri muhteşemdi. "Hakikat sevdalılarının fırtınalı veya kirli sulardan korkmadığını ona öğretmeye çalışıyorum. Korktuğumuz şey sığ sulardır!!!" "Ümit kötülüklerin en büyüğüdür çünkü eziyeti uzatır." "Güçlü gözyaşları insanı temizler." "Kimsen o ol ?" "Benim önemsediğim şeyleri önemsemeyerek! Bazen hayatma ve çevreme soyle bir bakryorum da hiç kimsenin bana eşlik etmemiş olduğunu, tek eşlikçimin zaman olduğunu görüyorum."
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
10/10
·416 syf.··
2025 65. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 22:25
Kalbimi bıraktığım kitap kategorisindeki o ilk rafımın yeni adı: Nietzsche Ağladığında. Kitabın psikanaliz, bunalıma karşılık yoğun anlam arayışları, kişilik analizleri ve varoluşçu diyaloglarla harmanlanarak Freud, Nietzsche, Breur gibi önemli tarihi kişiler üzerinden hikayeleştirilerek anlatılması hem gerçek bir terapötik deneyim yaşatıyor, hem de ilham dolu yapısı ve olumlamalarıyla bu çağda bile birçok insana yön verecek bir başucu kitabı halini alıyor. Satır aralarındaki derin manaların zihinlerde yer ettiği donuk simülasyonlar, kalbine derin bir bunalımın öz farkındalığını inşa eden fakat öte yandan içindeki diyaloglarla bu içsel bunalımı tedavi eden rüyaların eşiğinde işe yarar olduğunu görebildiğin dopdolu bir ümit paradoksu, yalnızlığına eşlik edilememiş her insanın ortak duygularla bu acı gerçeği yalnızca keşfettiği ve usulce kabullenip yıldızlar doğurduğu bir güzellik, derinleştikçe iç çığlıkların gözlerden çakmak huzmeleri edasında patladığı koca bir alev topu ve ardından kalan sönük benizlerin isi.. Tüm bu acı karmaşaya karşılık, hâlâ yüreğini kollayabilmenin hassasiyetiyle taşan gözyaşları, asude yalnızlığı dost tercih edebilmenin kendiliği ve o kendiliğin soğuk ama korunaklı duvarlarında bizi içten güçlendiren kavi düşünceler... İç güneşimizin kirli çamaşırlarıyla içimizi ısıttıran ve bize kötü, çirkin, eksik yanlarımızın da varlığını kabul ettiren bir kitap, kendinden kaçış ve sonsuz bir kendine varış mücadelesi, kendine vardıkça yanlış melodide tek başına çılgınca edilen dansın baş döndürücülüğünü sevdiren bir kitap, bunalımı ve yaşamayı sevdiren bir kitap, aslında her şeyin ortasında insan olma ihtimalimizi katıklaştıran bir doğallığa sahip. Kendi yüklediğimiz anlamlarla yarattığımız zaafların bize verdiği acıdan, yeni sorgulamalar ve farkındalıklarla
Alıntı
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
8/10
·416 syf.··
2025 24. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 20:09
Kitap Dr. Breur ve Nietzsche'nin çarpıcı ve derin anlamlar içeren diyaloglarından oluşuyor. Bu yüzden kitabı yavaş yavaş, düşünerek ve özümseyerek okumanızı tavsiye ederim. Kitabı okurken karakterlerin fikirleri üzerine düşünmek çok keyifliydi. Kitapta hayata dair konulara yönelik çok sert ve net cümleler yer alıyor bu yüzden kitabı okurken kendinizi karakterlerin savunduğu bakış açılarını sürekli sorgularken buluyorsunuz. Tabi ki katıldığım ve katılmadığım düşünceler hatta katılıp katılmama konusunda arada kaldığım çok fazla fikir vardı. Örneğin karakterlerin dine ve geleneklere olan bakış açılarından çoğuna katılmadığımı belirtmek istiyorum. Çünkü inancın tüm insanlar üzerinde olumlu anlamda tartışılmaz bir etkisinin olduğunu ve bunun yadsınamaz bir gerçek olduğunu düşünüyorum. Psikoloji ve felsefeye ilgili olanlara tavsiyemdir. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Hayata Dair
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam
Reklam