Şüphesiz serap bile hakikatin şahididir. Su olmasaydı suyun serabı da olmayacaktı. Çölde susuzluktan dudakları çatlayan insanın duyuları bir aceleyle suya kavuşulmadan gölgelerden ve hayallerden akıttığı pınarı, aldanmaya hazır bir hale gelmiş gözlere su gibi gösterir. Bu suyun pırıltılı hayaliyle insan ufuklardan ufuklara koşar, fakat bir türlü o suya erişemez.
…bilinçli veya bilinçsiz verilmiş kararlarımın sonucunda, şimdi bir yerde bulunuyordum ve orada bulunmaklığımın sorumluluğunu da bir başıma üstlenmem gerektiğini hissediyordum.