"öyle zamanlar olur ki, sorumluluğumuzun bir başkası tarafından üstlenilmesini isteriz. bazen ise bir diğer insanın sorumluluğunu üstlenmemiz gerekir. bir başka deyişle, arada bir çocuk olur ya da çocuk olma ihtiyacında olan bir yakınımızın ana ya da babası oluruz. dengeli bir biçimde olmak koşuluyla bu tür dayanışmalar yaşamın doğal bir parçasıdır. çünkü aslında kimse kendi kendine yeterli olamaz."
"eğer bir insan abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa, gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu da düşünmek gerekir. bir insan diğer insanları ne denli çok sevdiğinden sürekli söz ediyorsa, bunu neden ilan etme gereğini duyduğu sorusu da akla gelir. çünkü insanları gerçekten seven biri, bunu sürekli dile getirme gereğini duymaz, sevgisini yaşantıya çevirir."
"insanları sevebilmek, onlarla baş edebilecek yöntemleri geliştirebilmeyi gerektirir. bununla kastedilen, karşımızda düşmanlar varmışçasına geliştirilecek savunma yöntemleri değil, kendimizi dürüst ve açık bir biçimde yaşayabilme yürekliliğini gösterebilmektir. sinsice yaşanan duygular, insanların bize, bizim de onlara ulaşabilmemizi engeller. çünkü onlar gerçek bizi değil, gösterdiğimiz yanlarımızı kabul ederler. sonunda, kabul edilen gerçek benliğimiz olmadığından, kendimizi de kabul edilmiş hissedemeyiz."