Samuel Beckett'in ortaya koyduğu, çağdaş, trajedi ağırlıklı ve kara mizahtan epey nasibini almış bir oyunudur. Okuması oldukça zor bir oyundur. ikinci dünya savaşında çığlıklara kulaklarını tıkayan dünya, gözünü açtığında gördüğü şeyle dehşete düşmüştür. Oyunun baş karakterleri de Vlamindir (Gogo) ve Estragon (Didi) aslında yıkımın verdiği insan motifini veya modern insanı temsil etmektedir.
Dünya'yı varoluşsal olarak üç döneme ayırırsak ki bu dönemleri: Hakikat - Anlam - Güç olarak yorumlarsak, yazar bu oyunu anlam arayışından güç arayışı dönemine geçen insanlık döneminde yazmıştır, demek istiyorum.
Ademoğlunun bir canavar olduğu gerçeği artık açıktır. Hümanizm'in o ballandıra ballandıra bahsettiği "The Divine Being" artık un ufak olmuştur. Yeniden hareket etmek ürkütücüdür. Post-insan artık hiçbir şeyden emin olamamanın korkusuyla sinmiştir, rahat köşesinde beklemektedir. İlginç olan ki burası çok önemli Vlamindir hariç, diğer karakterler dünü unutur. Hatırlamak istemezler ki oysa, dünü veya hatırlamak istemediği bir olayı unutan sadece çocuklardır. Gerçekte artık, herkes bir şeyler yapmak yerine, beklemektedir. Oysa beklemek bile, bir şey yapmayarak bir şey yapmaktır. Sürekli bir eylem bunalımı söz konusudur. Kurtarıcıyı, "Tanrıyı öldürmüş" olmalarına rağmen beklemektedir. 19.YY'ın "kurtuluş doğadadır, doğaya dönelim" mottosu artık hiçbir işe yaramadığını herkes fark etmiştir. Dönem öyle bir dönem!
Sahnede bir ağaç vardır ve bu ağaç bu dünya'ya ait olmayan "umut" kavramını temsil etmektedir diye yorumlamak mümkün. Çünkü görmek isteyenler için hâlâ bir umut vardır, zira ağaçlar hâlâ yaprak açıyordur, gün geceye kavuşuyordur, her ne kadar Estragon (Didi) "nefes almaktan yoruldum" dese de, intihar bile onun eylemde olduğunu göstermekte ve devam etmektedir. İnsan
ESTRAGON: İkimiz fena geçinmiyoruz, di mi Didi?
VLAMİNDİR: Öyle öyle!
ESTRAGON: Her zaman kendimize varoluduğumuz izlenimini verecek bir şeyler buluyoruz, di mi Didi?
Pozzo: Yeryüzünün göz yaşları hep sabit kalır. Biri ağlamaya başlamışsa, başka bir yerde bir başkasının göz yaşları dinmiştir. Aynı şey gülmek içinde geçerlidir. Kuşağımız için kötü söz etmeyelim, önceki kuşaklardan daha mutsuz değil çünkü. İyi söz de etmeyelim. İyisi mi hiç söz etmeyelim.