İnsanın bindiği dalı kestiği bir nihilizm çağında yaşıyoruz. Kendi benliğmizi ve dışarıdaki her şeyi nesneleştirdiğimiz, benliği ancak tahakküm ve sahiplikle doyurabildiğimiz bir çağda. Kapitalizm, rekabetçiliğin bütün insanlar arası bağları ve sosyal sorumluluk duygularını berhava ettiği bir toplum yarattı. Sahici benlik, böylesi hiper bireyci ve gayriinsani bir vasatta yeşeremiyor. Nihilistik kültür narsist bireyleri ürettiği gibi onlar da nihilistik bir kültürü besleyip büyütüyor. Dünyadan yabancılaşan ve uyum sağlayamadığı dış alemden kaçarak kendi içine kapanan birey, takıntılı bir biçimde kendisiyle uğraşmaya başlıyor.
Halbuki kalbindeki boşluk ne kadar derinse tacındaki mücevher o kadar büyür.