ÖNCE
Ağaçlar çizerdim, yeşillenirdi;
Çizdiğim ağaçlara çizdiğim kuşlar gelirdi.
Ormanlar düşünürdüm, uyurdum.
Düşündüğüm ormanlarda kaybolurdum.
Anı kuyularından çekmek bir yudum acı su.
Bir yudum acı su, çekmek anı kuyularından, soğuksu.
Bilmedim bu, ya bir korkunun duygusu.
Bilmedim bu, ya da bir duygunun korkusu.
Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına.
Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına.
Hazır kent dayanmışken bahçene Kuşlarını gözüne sal, götür ağaçlarına.
Şimdi kocaman denizlerde, kocaman gemilerde
Neden yok küçüklüğümüzdeki büyüklüğümüz;
Çocukluğumuzun bahçelerinde, o evlerde Kağıttan gemilerimizi yüzdürdüğümüz.
Bir şeyler mi kalmış çocukluğumuzda.
Çocukluğumuzla çözdüğümüz...
YER
Bir yerde o varsa.
Onda da bir yer vardır.
Yer nerede ya da ne kadarsa;
O yoksa, yok kadardır.
Ama bir de o varsa.
Yer hem hep kadar, hem her kadardır.
Yaşadım da yoruldum, bir ağır-işçi gibi Uyudum da uyandım, binlerce kişi gibi
Bana düşünmek vardı, payıma onu aldım İşledim de işledim bir hüner-işi gibi