Büyük ümitlerle giydiği askeri üniformanın tüm hayatını esir alacağını asla tahmin etmemişti Giovanni Drogo. Bu ümidin boş yere harcanmış bir hayata dönüşünü farketmesi epey geç olmuştu Drogo' nun.
Tatar Çölü' nün Bastiani Kalesi' nde ilk kez göreve başlayan genç subay burda uzun süre kalmayı asla düşünmemişti. Malesef herşey düşündüğümüz gibi gerçekleşmiyor ki bu durum Drogo içinde geçerli olacaktır.
Genç subayın insanlığın sınır bölgesi kabul ettiği bu çölde yaşadığı süre boyunca kazandığı ve kaybettiği saygınlık, arkadaşları tarafından uğradığı ihanetler ve üstlerine olan güveni gibi birçok duygu ve düşüncelerini eserde net bir şekilde görebiliyoruz. Güzel akıcı bir kitaptı.
Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzak olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne kadar büyük olursa olsun, diğerlerini bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.