“Epiktetos’un da dediği gibi ve bugün psikolojideki bazı yaklaşımlarda da vurgulandığı gibi,olaylar önemli değildir,onları algılama şeklimiz önemlidir.”
“Ama asıl sıla hasreti fabrikası herkesi birer göçmene dönüştüren zamandır.Yaşlılıkta insan hiç başvurmaksızın bir göçmenlik bürosu tarafından uzaklara gönderildiği sonucuna varır,haberi bile olmamıştır.Olduğu yerde kalmış,aşina olduğu bir çevrede yetişmiş bile olsa hatıralar artık gençliğinin ülkesinde yaşamadığını kafasına dank ettirir.Kişi yerinden yurdundan hiç ayrılmasa da yabancı bir ülkeye varmıştır.Belleğinde geriye doğru yolculuk ederken çoğu şeyin artık yalnızca hatıralarında var olduğunu anlamak zorunda kalır.”
“Anılar çıkartıp baktıktan sonra olduğu gibi tekrar belleğe koyduğumuz birer klasör değildir.Kullanıldıkça değişirler.Aynı olayın anısı hatırladığımız anın ruh haline göre değişik hisler uyandırabilir.Nicolaas Matsier “Bellek,el altındaki malzemeyle hemen bir yemek yapıp sofraya koyan bir aşçı gibidir” diyor, “aynı yemeği bir daha pişiremez.” “