Öncelikle fiziksel olarak "görme" eyleminin, gerek insani olarak gerekse insanlık olarak, gelişmişlik ile arasındaki ilişkinin, bu denli yakın olabileceğini daha önce hiç düşünmemiş biri olarak, Körlük, farklı bir bakış açısı kazandırdı demeliyim.
Aniden, bir kişinin körlüğü ile başlayan ve zamanla tüm insanlığa bulaşan beyaz körlüğün insanın hayatını nasıl değiştirdiğinin anlatıldığı bir roman Körlük.
Olayların akışı, yapılan tasvirler, yazım ve anlatım dili ve akıcılığı ile okunması gereken bir kitap olmasının yanı sıra görme(me)nin insanın basit gündelik hayatını nasıl etkilediğini açıkça gözler önüne sermiş yazar kitabında.
Yaşanılan (anlatılan) olayları okurken yeri geldiğinde insanlığınızdan utanmanız kaçınılmaz. İnsanın aslında ne kadar ilkel ve ne kadar aciz olduğunun bir kanıtı niteliğinde kitap.
Acı ve utanç içinde okuduğum satırların yanı sıra merhamet ve naifliği hissettim yeri geldiğinde ürperdiğim ve yeri geldiğinde gülümsediğim bir hikayeydi benim için. Anlayana bazı satırlarının ağır gelebileceği ve farklı perspektifler kazandıracağı muhakkak. Herkese keyifli okumalar
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Bir akıl hastasının (Deborah) iç ve dış dünyası arasında sıkışmışlığı ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Deborah'ın, iç dünyası ve yaşadığı dünya arasında kurmaya çalıştığı bağlantı, bu iki dünya arasında yaşadığı gelgitler, her iki dünyaya da ait
olamaması ve ikisinden de bağıntısını koparamamasının anlatıldığı enfes bir roman. Kitabın anlatımı ve dili o kadar iyi ki kitabı okuduğum süre boyunca bende Deborah oldum. Akıl hastalarına bakış açınızı kesinlikle değiştirecek bir roman ve üstelik yazarın kemdi hayatından da esinlenmiş olması gerçekten kitabı ayrı bir yere taşımış diye düşünüyorum. Herkese iyi okumalar
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın okuduğum ilk kitabı ancak sonuncusu olmayacağını söylemeliyim. Asıl konusu iç nizam olan kitapta ayrı ayrı her karakterin yaşadığı içsel huzursuzluk gayet başarılı bir şekilde betimlenerek anlatılmış. Mümtaz - Nuran, Mümtaz - Suat, Mümtaz - İhsan ilişkilerinin özellikle baş köşeye oturtularak kaleme alınmış bir eser. Okurken çoğu kez Dostroveski eserlerinin (özellikle Karamazov Kardeşler) tadını hissettiğimi hatırlıyorum. Beni bu kitapta mutlu etmeyen tek şey çok fazla eski kelimenin olması nedeniyle okumayı bölüp anlamlarına bakmam oldu. Herkese keyifli okumalar.
Gerek kaleme alınan konu, gerek karakterlerin her birinin hayat mücadelesi ve birbirleriyle olan ilişkileri ve içinde bulundukları yoksulluğun anlatımı ve hatta anlatımından ziyade o yoksulluğu yaşatması, beni çok etkiledi. Karakterler ile empati yapabilmeniz o kadar kolay ki yazarın dili ve anlatımı sayesinde. Yaşanan yoksulluk gözlerimi doldurdu. Üzücü, çarpıcı ve akıcı
Her kitabın okuyucu kitlesininin farklı olduğunu düşünen bir okuyucu olduğumdan, bu kitabın okuyucu kitlesi içinde olmadığımın ayrımına vardım demeliyim. Dinler tarihi hakkında okumayı ve araştırmayı seven bir okuyucu olarak şunu söyleyebilirim ki evet okunması gereken bir eser. Ancak felsefe benim ilgi duyduğum bir alan olmadığından sanırım istediğimi alamadım kitaptan. Herkese iyi okumalar.