BAŞAK

BAŞAK
Cansız olabilirim ama ölmedim. Hadi gelin vurun karnıma, biraz sert olabilir. Cansız olabilirim ama ölmedim. Aha şuracıkta inip kalkan bir göğüs var. O da nesi ki? Cansız olabilirim ama ölmedim. Seçebilir gözlerin kalabalıkta, kıvırcık kabarık saçlı var ya o benim. “Çok kötü saçları var annenin” diyen zilli bir arkadaşı var kızımın, güldüm, ısırırım onun burnunu. Cansız olabilirim ama ölmedim. Madem geldin, bir çay ısmarlayayım sıcak sıcak iyi gelir, ağzımızdan çıkan buhar belki hatırlatır içimizdeki nefesi. Cansız ve ölü. Cansız olabilirim ama ölmedim. Seç bak bir parmağımı, işaret parmağım olsun mesela, müzik ritmine uygun vuruyor pıt pıt, hatta bak bacağıma , oynuyor yukarı aşağı. Cansız olabilirim ama ölmedim. Sen de bir baksana aynaya, yüzün bembeyaz biraz gül, sonuçta gülmek kadının en güzel makyajı. Cansız olabilirm ölmedim daha. Geriye sar; ölmemiş olabilirim ama cansız da sayılmam; ölmüş olabilirim canlı da sayılmam. Ölümlü bir cansız...
1000Kitap
Reklam
reaksiyon sonucu esantiyon
Yok bir sırrım. Nasıl olmaz? Çocukken yaptığın gizli kapaklı birşeyler peki ya ergenlikte? Vardır vardır. Çıkart hadi ağzındaki baklayi, ıslattin iyice, cimlendirdin ağzında. Bak tohuma kaçtı bizim bahçedeki kabaklar gibi. Aman kabak tadı vermesin. Tatsız tuzsuz birşey oluyor sonra. Bir de gaz yapar tohuma kaçanlar. Sonra karnının gurultusundan uyuyamazsin demedi deme! Gazlı boklu pusuruklu işler bunlar, hem hepi topu biz de gaz yiginiyiz. Vücutta her an bir reaksiyon olduğunu varsayarsak bir giren ve ürün var yanında esantiyon olarak neden gaz olmasın. Tamam gaz demeyeceğim artık. Gazliyim, gazlisin, gazlı. He bir de gazsız olduğunu iddia edenler var, ben onların yalancısıyım. Derler ki ademoğlu, gaz bulutundan oluşan bir gezegene doğmuştur. O gazın muhakkak bir parçasını yutmustur. Neler neler yutuyoruz hayatta hangisini farkındayız? Misal geçen gece uyurken dudağıma konan sineği hissettim. Belki de bilincaltidir, sinekler her yerde. İstediğin yere çek, çekebilirsin. Özledim yoku, yani vardı da sonradan yok olanı. Oh be!
Hayat
Çamur
Yalnızım, yalnız değilim. Bir kalabalık var ben de bir parçasıyım , ama o kalabalığı tanımıyorum. Ve bir kalabalık içimde binlerce, nereden dolustular bilmiyorum. Bir ben, bir sen, bir o, bir biz. Konustuklarinda konuşuyorum. Sesim dağılıyor gürültüye, sesim gürültü oluyor. Sonra susuyorlar diye susuyorum. Derin, bilge bir sessizlik oluyor. Onun içinde pür birşeyler var, herkesin demek ki içinde bulduğu. İnsanız, yaradilistan çamur. Çamurda bilgelik var, bilgede sır. Sırrı sessizlikte duyumsadik. Ama hala sır...
Hayat
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi Bitti. Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle Ahmet Telli
Şiir
uzak gecmis
Susma! ölümü hatırlıyorum
Hayat