"Demokraside kutsal olan, mekanizmalar değil, değerlerdir. Mutlaka ve en küçük bir ödün vermeden saygı gösterilmesi gereken şey, insanların, inançları ve renkleri ne olursa olsun, sayısal önemleri ne olursa olsun, kadın, erkek ve çocuk, bütün insanların onurdur; oylama biçimi bu zorunluluğa uygun hâle getirilmelidir."
"Mısır'ın hâkimi ile konsolosluklar arasındaki mektuplaşmalarda, giriştiği uygarlık hamlesini ortaya koymakta tereddüt etmediği yürek burkucu bölümlere rastlanır; Avrupalılar'ın çıkarlarına her zaman saygı duyduğunu vurgulayarak, kendi kendine neden onu kurban etmeye çalıştıklarını sormaktadır. "Ben onların dininden değilim", diye yazar, "ama ben de insanım ve bana insanca davranmaları lazım."
"Eğer her ülkeden, her durumda, her inançta insanlar bu kadar kolayca kıyıcı katillere dönüşebiliyorsa, her çeşitten bağnaz çıkıp kendisini bu kadar kolayca kimlik savunucusu olarak kabul ettirebiliyorsa, bunun nedeni, kimlik konusunda bütün dünyada hâlâ ağır basan "kabile" kavramının böyle bir sapmayı desteklemesidir; geçmişteki çatışmalardan miras kalan ve içimizde pek çoğunun yakından inceleyecek olsa reddedeceği, ama alışkanlık yüzünden, hayal gücü kıtlığından ya da boyun eğme yüzünden istemeyerek bağlı kalmayı sürdürdüğü ve böylece yarın öbür gün açıkça sarsılacağımız dramlarda payımızın bulunması sonucunu getiren bir kavram."