"Hedefe ulaşmak için her türlü aracın, adi ve alçakça aracın da, mübah olduğunu sanıyorsun. Ama ben sana diyorum ki: hedef ona ulaştığın yoldur. Bugün atacağın her adım, yarınki yaşamındır."
"Bu yüzden senden korkuyorum, küçük adam, baş edemediğim bir korku bu. Dünyanın, insanların bundan sonraki yazgısı sana bağlı. Senden korkuyorum, çünkü sen kendinden kaçtığın gibi hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın, çok hasta, küçük adam. Bu senin suçun değil; ama hastalığından kurtulmak, kendi sorumluluğunda. Baskıyı sineye çekmeseydin, hatta çoğunlukla desteklemeseydin, baskıcı zalimlerini çoktan silkip atmış olurdun."
"İnsanlar, dedi Küçük Prens. "Trenlere doluşurlar ama ne aradıklarını bilmezler. Onun için de hiç durmadan koşar, heyecanlanır, mekik dokurlar."
Sonra ekledi: "Değmez..."
"Bir gezegen vardı, kırmızı suratlı adamın biri yaşıyordu orada. Ömründe hiç çiçek koklamamış. Hiçbir yıldıza bakmamış. Hiç kimseyi sevmemiş. Sayıları toplamaktan başka hiçbir şey yapmamış hayatı boyunca. Ve o da tıpkı senin gibi bütün gün, 'Ben ciddi bir adamım! Ben ciddi bir adamım!' diye dolanırdı. Üstelik bundan gurur duyardı. Ama o bir adam değil, mantar bana kalırsa!"