"Comme ıl faut" : kitapta sıkça geçip dıkkatımi üzerinde yogunlastırdıgım bu Fransızca kelime Türkçe"olması gerektiği gibi" anlamına geliyor. Kitapta bahsi gecen İlyiç her şeyi olması gerektiği gibi kusursuz ve herkes gibi yaşamaya calısan bir yargıç. Hastalığının ona yasattığı bedensel ızdırap , var oluşsal sancımalar yaşamını yargılamasına da neden oluyor. Ölüm düşüncesi "Belki de sürdürdüğüm yaşam , sürdürmem gereken yaşam değildir?" sorusunu getiriyor aklına . Ve o ona kadar olması gerektiği gibi yaşadığını düşünürken ölümüne çok az bir zaman kala mutlu olduğunu sandığı koca ömründe tek mutlu olduğu anların çocukluk anıları olduğunu kanıksıyor. Ölüm ; bedensel acı ve yaşlanmanın insanda hissettirdiği psikolojik acizliği çok kaliteli bir şekilde işlemiş olan Tolstoy; yaşamın ölmekten daha çok acı verdiğini ölümün bir kurtuluş olduğu gerçeğine de değiniyor.
Not: Okurken Azrail'i ensenizde hissedecek gibi olabilirsiniz :) Tolstoy okumalarımdan çıkaracağım bir not daha var :Tolstoy'un Müslüman olduğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam :)
Cok sık paylasilmis olan "bütün hayvanlar esittir ama bazi hayvanlar daha esittir" alintisi üzerine , bakalim bu daha fazla esitlik vurgusu yapilan şey de ne imiş diyerekten okumaya başladim.
Hayvan Çiftliği ,George Orwell'in bir komünistin bütün dünyayi devrimin kaçinilmaz sonuçlarina karşi uyarmak icin kaleme aldiği yapitlar arasinda.. Orwell çiftliklerdeki insan düzenini kapitalizmin degistirilmesi gerceginden yola cıkarak kurgulamiş . Kitabin basindaki "bütün hayvanlar esittir" diyen Koca Reis'in bu sözü kitabin sonunda garip bir degisiklige ugrayarak bir baski biciminin yerini baska bir baski biciminin aldigini; insanlarla domuzlar arasinda ayiretedilebilecek bir fark kalmadigini ciftligin ezilen hayvanlarinin da buna aci bir sekilde taniklik yaptigini goreceksiniz .
Kitapta en etkileyici karakter "Daha erken kalkacagim , daha cok calisacagim.. Napoleon her zaman haklidir! demekten vazgecmeyen Boxer. Boxer hastalanip da at kasabini boyladiginda , kitaptaki tüm hayvanlarin yitip giden umutlarini da yankilandiriyor ..
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
"Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi cok erken anlattilar."
Kitabin son cümlesini okurken gözyaşim pit . :(
...
Her yaşta okunabilecek Kücük Prens misali klasik bir eser.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,3bin okunma
"Kelam kelimesi Arapçadaki bıçak anlamındaki 'kelm' kelimesinden türemiştir. Bu yüzden her kelime kalpte iz bırakır"
Muhyıddin İbn Arabi
Kuşkusuz Türkçe cok zengin bir dil ancak bazı Arapça kelimeler Türkçe tercümelerine karşılık gelmiyor ya da O kelimede Arapça anlatılmak istenen şeyin muhtevasını içermekte yetersiz kalıyor. nasıl ki Kuran-ı Kerim-i mealden okumak anlaşılması için yetersiz kalıyor anlayabilmek için tefsirine ihtiyaç duyuyorsak bu tür arapça dini eserlerinde anlaşılması ( heleki Muhyıddin İbn-i Arabi gibi değerli alimlerin) oldukça güçtür , ve bu yüzden izaha ihtiyaç duymaktadır .Yazılan her kitabı kendi dilinde okumak veya çeviriyi usulüne uygun yapan yayın evlerinin kitaplarını okumak gerek..
Nitekim çeviri usülüne uygun yapılmış bile olsa Muhyıddin İbn Arabi gibi bir alimi anlamak kolay değildir. Kişi de onu anlayacak gerekli istidat ve bilginin olması gereklidir. Kitabı okurken kendimi bu bilgiden oldukça eksik hissettim belkide arapçamın olmayışındandır .
Özetleyecek olursam tasavvuf ilmine ilgi duyuyorsanız kütüphanenizde olmalı hakiki tasavvuf ilminin mertebelerini, bu mertebelerin öncelikle Allah'ın kendisinde bulunduğunu ve bu mertebelere ulaşmanınsa kişinin gayretine bağlı olarak Allah'ın kendisine nasip etmesiyle mazhar olacağını ifade ediyor. Okudugunuzda "tasavvuf ilmi"nin günümüz tasavvufcularının "ruhi arınma seansları" gibi kolay bir ilim olmadığını göreceksiniz
İlk okumaya başladığımda ön yargılı davranıp okurken zorlandığım için bir kenara bırakmıştım, bu karantina günlerinde kütüphanemde "beni oku" diye gözüme ilişen kitaplar arasındaydı, ön yargımı kırıp yeniden başladım .iyi ki başlamışım . Ancak okunması gerçekten maharet ve sabır isteyen hatta tekrar tekrar okunsa ancak anlaşılabilecek türden bir yapıt.
İnsanın içinden kendisiyle konuşmadan geçirmediği bir an yoktur. Kitaptaki baş kahramanımızda bu konuşmanın fazlasını görüyorsunuz, çoğunlukla kendinizden bir şeyler bulacağınız konuşmalar kitabın sonlarına doğru Hikmet de psikolojik bir rahatsızlık olarak ortaya çıkıyor.
Hikmet içinde kendinden onlarcasını taşıyan , içindeki Hikmetlerle psikolojik bir savaş veren kahramınımız. hayatını emekli Albay Hüsamettin Bey ile tiyatro oyunu yazarak kazanmaya çalışan Hikmet, kitabı okurken uyun içinde oyundaymışsınız hissini size tattiriyor. Hatta kendisi bile bazen oyunlarına kendini o kadar fazla kaptırıyor ki içindeki Hikmetlere oyunlarında rol veriyor. En çok da bu yönüyle kitabı seviyorsunuz .