Türk toplumu, geleneksel kültürden bilimsel düşünce ve tutumla yaşama bakan çağdaş kültüre geçiş sürecinin içinde. Bu, Atatürk devrimleriyle hızlanan çok kapsamlı bir süreç. Bu süreç içinde bilimsel düşünce ve tutum geleceğimize yön versin istiyoruz ama bilimsel düşünce ve tutumu ayakta tutacak olan değerler zeminimizi tam oluşturamamışız.
Örneğin, bir ülkede 'gerçeğe koşulsuz saygı' bir değer olarak yaşamıyorsa, o ülkenin üniversiteleri mevki ve makam için birbiriyle kıyasıya kapışan mış gibi akademisyenlerin yuvası olur. Bilimsel düşünce ve tutum boşlukta gelişemez; bilimsel düşünce ve tutumun gelişeceği değerler ortamını oluşturmanın yaşamsal önemi vardır.