Kitabın konusu açıkçası hoşuma çok gitti. Ben bu tarz kitapları okumayı filmleri izlemeyi çok severim fakat bi sıkıntı var, o da abartmak. Tugay adlı karakterimiz çok güçlü yazılmış ama o kadar güçlü ki kolu kesilmiş ağzını açmamış, türlü işkence görmüş bana mısın dememiş. Her zaman dik durur, laf sokar, gerektiği kişiye gülümser bir şey yaşamamış gibi de davranır. E haliyle bu da okuyana 'yok devenin bale papucu' dedirtiyo. En azından ben dedim.
Eftalya ise güçlü kadın ayaklarında ne yaptığı belli olmayan birisi. Çok duygusal çok 'ay şimdi napıcam' diyip mal mal bakan biri. Gram güçlü olduğunu da düşünmüyorum ayrıca. Herkes arkasını topluyor bu da kendisi yaptı sanıyor. Olan tek şey bu.
Bi de genel olarak bahsetmek istiyorum. Kitap ileriki zamanda geçiyor ama çok tutarsız. Krallık'a ait araçları çalabiliyorlar mesela. Ya da aralarına sızabiliyorlar. Ama Krallık onlardan daha güçlü fakat bi 100 kişilik örgütün yerini bulamıyor? Eftalya'yı takip etmek kimsenin aklına gelmiyor? Mesela bir bölümde BL örgütü binaları patlatıyor, bunları nerden buluyorlar? Nasıl yerleştiriyolar ve neden kimse fark etmiyor? Bunları yapabilen insanlar Tugay'ı hapishaneden kaçıramıyor mesela çünkü çip takılıymış ve idam edilecek kişininki çıkarılıyormuş bla bla bla
Kısacası güzelim kurgu çok net harcanmış. Ve söylemeden geçemeyeceğim, en fazla 500 sayfa olabilecek bir konu yazarın gereksiz uzatmalarıyla yaklaşık 800 sayfa olmuş. Çoğu kısmı okumadım bile yoksa kitabı bitirebileceğimi zannetmiyordum.
Ve son olarak finali de çok kötüydü.