Betül

Puan vermedi·203 syf.··
2023 56. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 17:07
Üsküp'ten Kosova'ya eseri Yavuz Bülent Bakiler'in gezi yazısı türünde kaleme aldığı bir kitaptır fakat sadece gezi yazılarından oluştuğu söylenemez. Bakiler anılarına, düşüncelerine, şiirlere de yer vermiştir. 1976 yılında Yugoslavya'da düzenlenen Struga Şiir Festivali'ne ülkemizi temsil etmesi için Bakiler davet edilmiştir. Bakiler, seyahatindeki izlenimlerini, duygularını, düşüncelerini şiirsel üslupla okuyuculara aktarmıştır. Türk milletine tarihini ve soydaşlarını hatırlaması için seslenmiştir. Bir zamanlar bize ait olan topraklarda yapmış olduğu gezileri canlı tasvirlerle anlatmış, yer yer sosyal eleştirilerde bulunmuştur. Her cümlede milli duygular hâkimdir. Yazarın bizden istediği yıllardır süren uykumuzdan uyanıp tarihimizi, kim olduğumuzu hatırlamak ve milli bilincimizi geri kazanmamızdır. Pek okuduğum tarzlarda bir kitap olmadığı için ön yargıyla kitaba başlamıştım fakat okudukça anlatılanlar dikkatimi çekmeye başladı. Bakiler'in Fazıl Hüsnü Dağlarca ile yaptığı konuşmaları okurken şaşkınlık içerisinde kaldım. Dağlarca'nın başka bir ülkede kendi memleketi hakkında şikâyet etmesi çok şaşırttı. Ülkemizi temsilen gidilen yerde tüm ideolojileri bir kenara bırakıp bir olmak, ortak milli duygular etrafında toplanmak gerekirken ülkemizin aydın kişileri olarak gördüğümüz ünlü isimlerin kendi memleketini kalabalık bir topluluk önünde acımasızca eleştirmesi çok üzücü. "Cahilinden ayrı, okumuş-yazmışından ayrı kahır çeken çileli memleketim…" Daha önce okumuş olduğum Yahya Kemal'in "Kaybolan Şehir" şiiri, kitabı okuduktan sonra daha bir anlamlı hâle geldi. Bazı yerlerde biraz sıkılsam da genel olarak ilgimi çeken ve bazı konular hakkında farkındalığımı arttıran bir kitap oldu. Sayfa 129’da Yavuz Bülent Bakiler, ‘’ Varlığımızın gayesi: Bilmek, bildirmek, sevmek,
Edebiyat
Üsküp'ten Kosova'yaYavuz Bülent Bâkiler · Diyanet Vakfı Yayınları · 1997843 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·144 syf.··
2023 63. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 00:00
Benim Küçük Dostlarım, Halide Nusret Zorlutuna'nın anılarını samimi, edebî bir üslupla anlattığı bir kitap. Kitapta oldukça erken yaşta mesleğe başlayan bir kadın öğretmenin karşılaştığı ilginç olaylar, deneyimler, unutamadığı öğrenciler gayet sade, akıcı bir dille anlatılıyor. Bu kadar sade anlatılmasına rağmen anlatılanlar sizi çok etkisi altına alıyor. Okurken çok zevk aldığım, içinde sıcacık anıların bulunduğu tatlı bir kitaptı. Halide Nusret Zorlutuna öğretmenlik yaptığı günlere ait anılarını bizlere o kadar güzel anlatıyor ki kitabı bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz. Okurken sanki o anları bizzat siz yaşamışsınız gibi Halide Nusret Zorlutuna'nın anlattığı her duyguyu hissediyorsunuz. Bazen gülümserken yakalıyorsunuz kendinizi, bazen ise ufak bir damlanın sizden habersiz gözünüzden düştüğünü görüyorsunuz. Belki de ben öğretmenlik mesleğini bu kadar sevdiğim, yapmak için heveslendiğim için böyle hissettim, bilmiyorum. Yazmaktan pek hoşlanmayan biri olarak kitabın ilk sayfalarında ben de göreve başladığım ilk günden itibaren notlar tutmaya, kitap yazamasam bile en azından sonradan açıp okuyacağım, anılarımı, gördüklerimi, yaşadıklarımı somutlaştıracağım bir defter tutmaya karar verdim. İçinde bulunmaktan mutluluk duyduğum mesleğin başka biri tarafından yazılmış anılarını okumak bile böyle güzel hissettirdiyse kim bilir çok ilerideki yıllarda kendi anılarımı okumak nasıl hissettirir? Halide Nusret Zorlutuna, birçok zorlu şartlar altına öğretmenlik yapıyor keza öğrencilik de o zamanlar hiç kolay değil. Öğrenciler bir şeyler öğrenmek için, öğretmenler ise öğretebilmek için büyük uğraşlar göstermek zorunda. Öğretmenliğin basit bir öğretme işinden ibaret olmadığını bir kez daha görüyoruz. Öğretmenlik mesleği sanıldığı gibi hiç de kolay bir meslek değil, toplum
Edebiyat
Benim Küçük DostlarımHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 20184,060 okunma
5/10
·280 syf.··
2022 76. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 14:51
Baba Alistair ve anne Elenor "normal" yaşama takıntılı, tekdüze yaşayan, hayatlarında en ufak bir farklılığa dahi yer vermeyen, sıradan insanlardır. Küçücük bir aykırılığa bile tahammülleri yoktur. Tek istedikleri sessiz sakin, olabildiğince "normal" bir yaşantıdır. İlk çocukları Henry ve kızları Melanie de ebeveynlerinin normal yaşamlarına uyum sağlayan, sıkıntı çıkarmayan normal çocuklardır. Fakat üçüncü çocuk olan Barnaby Brocket bu normal aileyi şoka uğratacak bir farklılıkla dünyaya gelir. Barnaby Brocket doğar doğmaz uçar ve yer çekimi yasasına karşı gelir. Ailesi ne yapacağını şaşırır, Barnaby Brocket'i farklı olduğu için bir türlü sevemez ve ondan utanırlar. Artık annesi ve babası daha fazla Barnaby yüzünden rezil olmaya dayanamazlar. Annesi bir gün Barnaby'i gezdirmek bahanesiyle ıssız bir yere götürür. Barnaby'nin çantasının altını gizlice keser. Uçmasın diye çantasına konulan yükler düşünce Barnaby havalanmaya başlar. 8 yaşındaki küçücük bir çocuk annesi tarafından acımasızca terk edilir. Barnaby çok uzaklara gider. Başından çeşitli maceralar geçer. Bir sürü iyi kötü olaya dahil olur. Birkaç hafta sonra dünyanın öbür ucundan evine gelmeyi başarır. Ailesi onu içten içe yine istememekteyken Barnaby'nin tedavi olabileceğini ve artık uçmaktan kurtulup "normal" bir çocuk olabileceğini öğrenirler. Hemen belgeleri imzalayıp ameliyata onay verirler. Fakat Barnaby kendini olduğu gibi sevmektedir, onun için uçmak normal, uçmamak "anormal" dir. Ameliyattan birkaç dakika önce gizlice hastaneden kaçar. Bu kitap diğer çocuk kitaplarından olabildiğince farklı yazılmış, alışılmış karakterlerin dışında kişilere yer vermiştir. Normal nedir? Kime göre normaldir? Her farklı özelliğe sahip olana anormal demek mi normaldir? "Normal" kavramının üzerine düşeceğimiz bir kitap.
Edebiyat
Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 20131,409 okunma
9/10
·251 syf.··
2022 6. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 13:28
Mehmet Kaplan'ın ilk Kültür ve Dil kitabını okumuştum. Açıkcası biraz sıkılırım diye ön yargıyla başlamıştım ama kitabı okuyunca Kaplan'ın ne kadar akıcı, kendini okutturan bir dili olduğunu, ön yargılarımda tamamen yanıldığımı gördüm. Şiir Tahlileri kitabında da gayet akıcı bir üslupla son divan şairi Akif Paşa'dan Yahya Kemal Beyatlı'ya kadar olan Tanzimat, Fecr-i Ati, Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat dönemlerindeki önemli şairlerin (otuz şair, otuz iki şiir) belli başlı şiirlerini olabildiğince objektif bir şekilde açıklamış. Şiirler, içinde bulunulan dönem ve şairlerin psikolojik durumları, düşünüş tarzları da ele alınarak gayet açıklayıcı bir şekilde tahlil edilmiş. Bu tahliller yapılırken içinde bulunulan dönemlerin özelliklerine de değinilmiş, şairler birbirleriyle karşılaştırılmış. Genelde şairlerin başlıca tanınan, önemli şiirlerine yer verilmiş olsa da bu şiirlerden yola çıkarak onların genel şiir anlayışlarıyla ilgili çıkarımlar yapmak mümkün. Edebiyat ve şiire ilgi duyanların beğenerek okuyacağını düşünüyorum.
Edebiyat
Şiir Tahlilleri 1Mehmet Kaplan · Dergâh Yayınları · 2016485 okunma
"Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?"
10/10
·204 syf.··
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 17:13
Cahit Zarifoğlu en sevdiğim yazar ve şairdir. Bu eserini aslında geçen yıl almıştım fakat şiirleri biraz kapalı olduğu için acaba bu kitabını da okurken zorlanır mıyım, verilmek istenen mesajları anlayabilir miyim, kitabı okumak için hazır mıyım diye düşünmekten bir türlü başlayamamıştım. Her kitabın bir zamanı vardır derler. Bizim de başlamamız bu yıla nasipmiş. Zarifoğlu'nun bu eserinin türüne tek başına günlük demek doğru olmaz çünkü kitapta anı, günlük, mektup, şiir ve denemelere de yer verilmiştir. Zarifoğlu, savaş, din, sanat, edebiyat hakkındaki görüşlerine, çocukluk ve askerlik anılarına ve daha birçok konuya değinmiştir. Yaptığı eleştirilerle bizi düşünmeye ve sorgulamaya, özümüze dönmeye davet etmiş, pek çok mesaj vermiştir. Özellikle babasının yazmış olduğu o samimi mektupları okurken içim sımsıcak oldu. Zarifoğlu'nun bu eseri diğer eserlerine oranla çok daha açık. Yer yer kapalı betimlemeler, cümleler olsa da bunlar sıklıkta değil. Tarihler karışık olarak verilmiş, yazım ve noktalama kuralları kitabın orijinalinin bozulmaması için düzeltilmemiştir. Zarifoğlu da zaten kitabın bir yerinde "İmla düşüklüğünden zevk alıyorum." gibi bir ifade kullanmış, bunu kasıtlı yaptığını belirtmiştir. Bu ufak yerler hariç okunması kolay, akıcı. Kitabın bitmesinden korkarak yavaş yavaş okumaya çalıştım ama o kadar muazzamdı ki bir sayfa daha bir sayfa daha derken okuma süremi ancak bu kadar uzatabildim. Sizin de kendinizden muhakkak bir parça bulacağınızı düşünüyorum. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma