“Başkalarıyla olan ilişkide yoğunlaşma demek, dinlemeyi bilmek demektir. Çoğu insan diğerlerini gerçekten dinlemeden dinler görünür, hatta öğüt bile verir. Karşısındakinin konuşmasını ciddiye almadıkları gibi kendi konuşmalarını da ciddiye almazlar. Sonuç olarak konuşma onları yorar. Onlar yoğunlaşıp dinlediklerinde daha da yorulacakları kanısına sahiptirler. Ancak gerçek bunun tersidir. Yoğunlaşarak yapılan bir faaliyet kişiyi diri tutar (buna rağmen sonrasında doğal ve yararlı bir yorgunluk duyulur), buna karşın yoğunlaşmadan yapılan faaliyet kişinin uykusunu getirir, günün sonundaysa kişinin uykusunu kaçırır.”
"Günün birinde", dedi Ruth'a, "sevdiğin birine tümüyle yürekten hizmet edebilmeni dilerim senin de. Bunu yapabilecek kadar sağlıklı, güzel, iyi ve akıllı olmanı! O erkek bu dünyada büyük işler yapsa, küçük işler de- hiç fark etmez. Sevmek ve hizmet etmek bundan daha güzel. Özellikle biz kadınlar için. Hizmet edilen olmaktan çok daha güzel. Onları kıskanmamıza gerek yok."
"Ah, hayır!" diye bağırdı Ruth heyecanla. bunun daha güzel olması mümkün değil. Hizmet edilmek daha iyi. Yoksa Tanrı'nın durumunun insanlardan daha kötü olması gerekirdi!"
"Bir su, bir damla suymuşuz, bele düşmüşüz;
Şehvet ateşiyle dışarı savrulmuşuz;
Yarın yel savuracak toprağımızı:
İçelim, hoş geçsin üç nefeslik ömrümüz."