Teselli iyi niyetli ama pek etkili olmayan bir yaklaşım biçimidir. Daha bu kapıdan çıkarken etkisi azalmaya başlar. Ben gerçekçi olmayı severim. Biraz üzülürüz ama hiç olmazsa yapılacak bir şey varsa onu anlar, buna göre hareket ederiz.
Her şeye çok çabuk sahip olmuş şımarık çocuklar gibidir. Bu sefer de verdiklerinden bıkar, olandan usanır, olmayanın peşine düşer. Adına mutluluk dediğimiz şey işte o olmayandır. Olmayan şeyin peşine düşüp bir ömrü böyle geçirmek, kaderine söylenmek nasıl bir seçimse, bu gerçeği bir an önce fark edip mutluluğu kendi içimizde keşfetmek de bir o kadar bilinçli bir seçimdir.
Bir gün nasıl olsa ölüp gideceğini, her şeyin biteceğini bilen insanoğlunun hayatta mutlu olabilmesinin tek yolu işte bu. Yoksa hayat onu mutlu etmenin peşinde hiç değil. Ne her sabah doğan güneş, ne geceleri gökyüzünde parlayan ay, ne yağmurlar, ne de kar, hiçbirinin cebinde mutluluk yok. İşte biz buradayız diyorlar sanki! İster mutlu ol ister mutsuz, ister sevin ister kahrol, ister var ol ister yok ol... Kimi bu güzelliklere baktıkça yalnızlığını çaresizliğini, zayıflığını, her şeyin birgün biteceğini, bu dünyanın nasıl da yalancı olduğunu görürken, kimi var olmaktan, yaşıyor olmaktan,henüz bir şeylerin bitmediğini hissetmekten mutluluk duyar.
Mutlu olmak, iyi ki varım, iyi ki yaşıyorum ve iyi ki bu güzellikleri görebiliyorum diyebilmek için öncelikle dünyaya insan olarak gelmek gerekiyor. Sonra da mutlu olmaya karar vermek...