"Gene böyle, rüzgarlı gecelerden biri idi. Yatağın içinde, soldan sağa, sağdan sola dönüyor bir türlü uyuyamıyordum. Derken, o uğultuya köpeklerin havlamaları da katıldı. Cehennemlik bir konser... Acaba karanlığın içinde cinler, zebaniler de dans ediyor mu? "
Bu Stefan Zweig'in okuduğum ikinci kitap oldu. Bundan evvel Satranç'ı okumuştum. Çok beğenmiştim aynı şekilde bunu da çok beğendim. Yazarın iki eserinin temeli de bir saplantıya dayanıyor. Yazar kitap konularını aşırılıklardan kurgulamış. Dili ise çok akıcı. Kitaptaki bayan karakter hakkında da şunu diyebilirim, kendisinin de dediği gibi, yalnız. Yalnızlık insanı nelere sürüklüyor bir kez daha göz önüne serilmiş.
"Biliyordum ki, toprak katı ve tabiat zalimdir ve insan cinsi bozuk bir hayvandan başka bir şey değildir; biliyordum ki, insan hayvanların en kötüsü, en bayağısı ve en az sevimli olanıdır. Evet, bilhassa en az sevimli olanıdır."