evvelinden bakmak isterdim gözlerine amma
şimdi evvela
bir bir anlatmak lazım gelir.
mühimdir ki bu mesele,
acele etmeyeceğim inan bana.
ki zaten bilirsin,
yürürken ayağıma basılmadan geçemem yoldan,
insanlar yürüyüşüme katlanamazlar.
aslında katlanamasınlar diye yavaş yürürüm biraz,
kimse katlanılabilir olmamalı bu dünyada.
bilirsin kuşları ezmemek için epey çaba sarf ederim karaköy'de.
ve evet cihangir gezmeyi pek sevdiğim bir yerdir.
bilirsin evet,
bilirsin çünkü bunları tek tek anlatacağım sana.
sana kendimi
biraz tozlu,
biraz da sabırlı uzatacağım.
sen hiç durup baktın mı,
bir çiçekçi sularken çiçekleri,
kedinin kuyruğuna bassa
bu yüzüne nasıl yansır?
insan içindeki yamaları dikmek isterken nasıl bir bir yırtar olur?
biliyorum,
bunları görmeyecek kadar telaşlı yaşıyorsun hayatı.
sana seni nasıl bildiğime dair günlerce yeminler edebilirim.
ama öğreteceğim inan,
öğretmenliği hiç sevmesem de
sana kalemin nasıl tutulduğunu bile baştan anlatacağım.