Kendisi gözyaşı dökerken ben onun gibi olayım ne olur artık Allahım... Yetmedi mi bu adaletsizlik?
Bir iskandinav Atasözü; Vücudunuzdaki her bir hücre, organ ve sistem yaşamak için bu denli büyük mücadele verirken akıntıya kapılacak kadar ölü olmayan. Kendinizi de yönünüzü de iyi keşfedin
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sanat piyasasının şeffaf olmadığı, manipülasyonlara açık olduğu ve küresel finans elitleri tarafından bir "güvenli liman" veya varlık sınıfı olarak kullanılması küresel ekonomi-politik açısından oldukça doğrudur. Bugün soyut ve çağdaş sanat piyasasını domine eden ve fiyatları milyonlarca dolara fırlatan alıcılar tek bir gruptan oluşmuyor. Piyasanın en büyük belirleyicileri; New Yorklu hedge fon yöneticileri, Londra merkezli bankerler, Rus oligarkları, Çinli milyarderler ve Katar/Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinin kraliyet aileleridir. Wall Street'teki bir finansör ile İsviçre'deki bir serbest liman yöneticisi, vergi kaçırmak veya parayı sisteme sokmak için o an hangi sanatçı popülerse (steril, taşınabilir ve regülasyonsuz olduğu için) onun eseri üzerinden işlem yapar. Sanatın içinin boşaltıldığı, estetik kaygıların yerini tamamen spekülasyonun aldığı ve bu sistemin bir nevi yasal finansal manipülasyon aracı olarak kullanılıyor.Bu durum kapitalizmin, sanatı denetimsiz ve taşınabilir bir "hisse senedi" haline getirme gücünden kaynaklanmaktadır.
Sanat
Laynn, bu neee Vehbi Efendi? :))
Rivayete göre bir gün padişah Vehbi Efendi'yi çağırır ve derki bana öyle bir şiir yaz ki bir mısraını okuduğumda seni öldürmek isteyeyim, diğer mısraını okuduğunda vazgeçeyim. Ve Sümbülzade rücu sanatının zirvesi aşağıdaki şiiri ona yazar; Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can. Lal-u şarap içirem ve ıslatıp geçirem, Parmağina yüzüğü, hatem-i zer drahşan. Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır, Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan. Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam, Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan. Salınarak giderken arkandan ben sokayım, Ard etegin beline, olmasın çamur aman. Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam, Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan. Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç, Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan. Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim, Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman. Herkese vermektesin, bir de bana versene, Avuç avuç altını, olsun kulun saduman.
Şiir
Güzel, Asil...
Kırmızı Tıpkı onun saçı gibi Kırmızı Bu eller üzerindeki lekeler gibi aynı renkte
Allahından bulsun. Benim içimi yakan şeyi bu kadar küçültüp beni aşagılık bir konuma düşürüyor ya her defasında. Allahından bulsun. Ben hiçbir şey anlatmaya çalışmam daha. Allahından bulsun. Gör rabbim. İçim yine kırılıyor bilmem kimin bilmem neresini gezdirmek için... Gör rabbim ben anlatamıyorum sen anlat ne olur. İçimden al bu halden bilmez adamı. Ona a cehennemi yaşat bu dünyada. Gör artık ne olur Gör.