Şeytan ile Melek'in Resmi
Bir zamanlar Şeytan da bir Melek'ti.Bu resim aslında Şeytan'ın Melek'e duyduğu özlemi anlatıyor.Ve tabi ki insan bedeninin hem iyilik hem de merhametli oluşunun yanında kibir, hırs, öfkenin de olduğu biliniyor.Ve bu,aynı anda barındıran bir hamur teknesine benzetiliyor.
Resim ve Sanat
Narsisizm sinemada! Narsisizm sinemaya gittiğinde kendini evinde hissediyordur. Çünkü sinemanın tüm öğeleri; yaratanları ve ürünleri narsisizmle yoğruluyor... “Hiç kimse” olmak zordur. Hiç kimse "bir şey" olmadan yaşamak istemez. Herkes bir şey olmak ister. Çocukluktan itibaren insan evrenin merkezi olmak, fark edilmek, sevilmek, hayranlık duyulmak, beğenilmek, övülmek, seçilmiş olmak ve tapınılmak ister. Bu her çocuğun samimi gereksinimidir. Bu gereksinim canlının özüdür. Bu arzular anormal olamayacak kadar birey için baskındır. Peki bunları arzulayan ve elde eden çocuk büyüyünce ne ister? Tabi ki bunların devamıdır arzusu. Ama çocukluk dönemi kadar arzularını naif bir şekilde ortaya koyamaz. O zaman çocuk büyüyünce kahraman olmak ister. Çünkü kahramanlar; fark edilmeyi, sevilmeyi, hayranlık duyulmayı, beğenilmeyi, övülmeyi ve tapınılmayı hak eder! “Kendimi beyaz perdede görmek istiyorum”. Bu istek aslında tanınma ve görünür olma tutkusunun bir yansımasıdır. Tek başına görünmek isteği aslında sadece görünmektir. Görünmenin ne biçimde olacağını belirlemez. İçi boş bir imge yaratmaktır amaç. TV’ye çıkanların başkalarına haber vermelerine benzer bir durumdur. "Bu akşam TV'deyim" beni seyretsene!". Ne söyleyeceğinin önemi yoktur o anda, amaç "seyredilmektir", yani "görünmektir". Aynı durum Facebook içinde geçerli değil mi? "Bak ben buradayım, varım" demektir. Ne ilginçtir ki, Facebook'ta "beğen" düğmesi vardır. Bu seçenek aslında davranışlarımızın beğenmek ve beğenilmek üstüne kurulduğunun bir ispatıdır. "Benim beğendiklerim"i işaret eder kişi çevresine. Kendini yansıtır, görünür olur ve alkışı bekler... Descartes'ın "düşünüyorum öyleyse varım" söylemi günümüz için "görünüyorum" öyleyse varım" biçimine evrilmiştir. İnsanların temel fantezileri cinsel zaferler
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Döneceksin Biliyorum, Delal Bir kapı kapandı, evet, rüzgarı kaldı odada, Adımların uzaklaştı ama ayak izlerin hala burada. Gidişin bir vedadan çok, uzun bir mola gibi, Yarım kalan bir şarkı, dudağımda asılı duran mısra gibi. Delal; Gözlerin arkada kaldı, gördüm giderken, İçindeki o gizli pusulayı koparamadın benden. Şimdi yollar seni yoracak, yabancı eller üşütecek, Biliyorum, o tanıdık sıcaklık seni yine bana getirecek. Delal; Sana "kal" demedim, çünkü gitmen gerekiyordu, İnsan bazen kaybolmadan yönünü bulamıyordu. Ama içimde öyle mağrur, öyle emin bir his var: Bu ayrılık, kavuşmaya giden en uzun yol kadar. Bekliyorum seni Delal… İçimde ne bir öfke, ne de geç kalan bir telaş, Sadece yokluğun vuruyor kıyılarıma, gözlerimde biriken yaş. Şimdi her sokak lambası seni fısıldar, her rüzgarda kokun gizli, Zaman bile silemez içime kazıdığın o derin, o silinmez izi. Sen orada yabancı kollarda üşürken, ben burada eksileceğim, Ama her gece sabaha döner gibi, seni yine aynı aşkla bekleyeceğim. Yüreğindeki o son yangın seni bittiğin yerden yakıp kavurduğunda, Bavulunda ağır bir özlem, gözlerinde darmadağın bir pişmanlıkla... Döneceksin, en çok ait olduğun o limana. Delal; İşte o gün, ayak bastığın her yer çiçeklenecek,
Aşk
Ofise gelen müşteri, kedi bir anda atlar mı saldırır mı diyor ahshsah abicim bir bak bakalım bu kedide atağa geçebilecek bir hâl var mı, kendini zor taşıyor...
1000Kitap
İnsan Değer verdiği kişi tarafından aptal yerine konduğunu anladığı anda kandırılmaktan çok Kalbini bu kadar ucuza emanet etmiş olmaktan utanır. Maalesef…
4. katman : “`gerçekliğin tuhaf sınırları`” (`kuantum`, `simülasyon`, `zaman`). - `kozmoloji` / `evrenin yapısı` (`fermi`, `entropi`, `büyük filtre`) - `zihin` / `algı` / `biliş` (mandela etkisi, dunning-kruger) - `mantık` / matematik sınırları (`gödel`, `zeno`) 1- `antropik ilke` – evreni “`neden böyle?`” diye değil, “`neden gözlemleyebiliyoruz?`” diye okumak gerekir. belki de evren, gözlemciyi zorunlu kıldığı için böyle görünüyor. 2- `schrödinger'in kedisi` – bir sistem gözlemlenene kadar hem ölü hem canlı olabilir. gerçeklik, bakışla “çöker”. 3- `heisenberg belirsizlik ilkesi` – bir şeyi ne kadar net ölçersen, başka bir özelliğini o kadar kaybedersin. evren “tam bilgi”ye izin vermez. 4-. “`bootstrap paradoksu`” – bir bilginin, nesnenin ya da olayın kaynağı kendi kendine döner. sebep yoktur, sadece döngü vardır. 5. “`dark forest` (`karanlık orman`) hipotezi” – evrende herkes sessizdir çünkü görünmek = yok edilmek olabilir. medeniyetler birbirini avlayan avcılardır. 6. “`kuantum ölümsüzlüğü`” – bilinç, her zaman hayatta kaldığı dalları deneyimleyerek “ölümü atlıyor” olabilir. (çok tartışmalı çoklu-evren yorumu) 7. `termodinamiğin ikinci yasası` – her sistem düzensizliğe gider. evrenin nihai kaderi: ısı ölümü ve bilgi çöküşü. 8. “`zaman oku` (`arrow of time`)” – geçmişi geçmiş yapan şey fiziksel yasalar değil, entropinin yönüdür. zamanın akışı aslında bir “asimetridir”. 9. “`gözlemci etkisi`” – gerçeklik, gözlemlendiği anda değişir. bu sadece fizik değil, bilgi felsefesidir. 10. “`bilişsel körlük paradoksu`” – zihin, kendi sınırlarını çoğu zaman kendi araçlarıyla göremez. görmediğini bile göremezsin. 11. “`bilgi evreni hipotezi`” – madde değil, bilgi temel olabilir. evren bir “hesaplama süreci” gibi çalışıyor olabilir. 12. “`holografik ilke`” – üç boyutlu