Kızıl Sarmaşık
7/10
·512 syf.··
2026 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:54
"Burası hikâyemizin sonu değil, tam aksine upuzun bir ömre yayılacak olan başlangıcıydı ve ben ailemle bu hayatı yaşamak için sabırsızlanıyordum... -Leyla Emirsoy " Sadece bir telefon görüşmesiyle dünyanızın değiştiğini düşünün. Ne kadar uzak geliyor değil mi? Bu düşünce Leyla Emirsoy'un dünyasıydı. Bir gün her şeyin kırılma noktasına geldiğinde ve üst üste kötü olaylar yaşadıktan sonra en büyük yarasını bir telefon görüşmesi sonucunda aldı. Kendine geldikten sonra babasının ölümünü araştırmak için  Emniyet Müdürlüğü'ne gittiğinde orada karşılaştığı bir yabancı onun baş koyduğu yola, onunla birlikte çıkacaktı. Başta her şey zorunlu olarak görünse de, insanlar yan yana kaldıklarında ve bir yılda yürümeye başladıklarında emin olun ki birbirlerine ısınırlar. Duygusal anlamda olmasa bile 'Biz aynı yoldayız, aynı amaç için buluştuk. Birbirimizi tanımalıyız. ' diye düşününce mantık çercevesinr girerler. Bizim ikilide de aynı böyle oldu. Aksiyon-gerilim karılık diyebileceğim, sürükleyici bir biçimde olayların ilerlediği( ki istediğim zaman bir günde bitirebiliyorum bir kitabı.) ve okurların bırakmak istemeyeceği olayların işlendiği bir kitap oldu benim için. Yazım tarzına gelecek olursak, ne sade ne de süslü bir anlatım kullanışnış. Yerine göre rımantik, yerine göre dalgalı ama çoğu zaman aksiyonlu diyebileceğim cümleler var kitabın içinde. Hiçbir şekilde tahmin edemeyeceğiniz, buldum derken bir anda kaybedeceğiniz olaylar ilerliyor. Bu yüzden de devamını okumak için sayfalarda kayboluyorsunuz adeta. En sonunda şaşkınlığınızı birazcık yaşıyorsunuz tabii ki... Aksiyon, az biraz romantik, olayların sürükleyici bir biçimde ilerlediği bir kitap arıyorsanız, size Kızıl Sarmaşık'ı öneririm. Bana göre aksiyonun bol olduğu, sürekli birşeyler adama çabası içinde olduğunuz
Kızıl SarmaşıkAyşenur İnce · Parola Yayınları · 2024139 okunma
Kitap özeti ve kitap yorumudur spoiler!
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:01
Bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın kalemine olan hayranlığımın bir kez daha artması oldu. Daha önce Geçmişin Kırıkları ve Karışık Kaset kitaplarını da çok sevmiştim. Yazarın karakterlere hissettirdiği duygular, yaptığı betimlemeler ve diyalogları yazış biçimi bana her zaman çok samimi geliyor. Bu kitabı aslında biraz korkarak okudum diyebilirim. Uzun zamandır listemdeydi ve sürekli karşıma çıkıyordu. Acaba beklentimi karşılamaz mı diye düşünüyordum ama yine beni yanıltmadı ve gerçekten çok sevdim. Kitapta uzun yıllardır evli olan Grace'i okuyoruz. Grace, kocasının kendisini aldattığını öğreniyor. Üstelik evliliği boyunca yedi kez düşük yapmış ve artık evlilikleri tamamen yıpranmış durumda. Boşanmaya karar veriyorlar ancak Grace hâlâ kocasını sevdiğini düşünüyor. Küçük bir kasabada yaşayan Grace'in babası papaz ve ailesi kasabada oldukça saygı duyulan insanlar arasında yer alıyor. Buna rağmen yaşadığı sorunları kimseyle paylaşmıyor ve boşanma sürecinden ailesinin bile haberi olmuyor. Bir süre sonra kasabaya dönüp en yakın arkadaşının evine gidiyor ve bir süre onun yanında kalmak istediğini söylüyor. Ancak evde dolaşırken kocasına ait bir tişört görüyor ve aslında kocasının kendisini en yakın arkadaşıyla aldattığını öğreniyor. Üstelik bu tek seferlik bir olay değil, uzun süredir devam eden bir ilişki. Bunu öğrendiği anda dünyası yeniden başına yıkılıyor ve yaşadıklarını anlatmak için kız kardeşinin yanına gidiyor. Tam bu süreçte kasabanın yüz karası olarak görülen Jackson ile yolları kesişiyor. Jackson, alkolik babasıyla birlikte yaşayan ve araba tamirciliği yapan biri. Kasaba halkı onu ve babasını yıllardır dışlıyor. Hatta ona "canavar" ve "yüz karası" gibi lakaplar takmışlar. Grace ve Jackson zamanla aynı ortamlarda bulunmaya başlıyorlar. İlk
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,332 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·328 syf.··
2026 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:52
Selamlar. Benim beklentim aşırı yüksek olan bir seriye başladım. Ancak bu yükselme olayını yeniden bırakmam gerek. Malum bazen olmuyor. Maalesef bu kitapta da olmadı. Ben bir #mafiaromance fanatiği olduğum için zaten seri çıkar çıkmaz aldım. Lakin olmadı ya! Konusundan kısacası bahsedeyim. Tess'in annesi Yunan mayasının eski lideriyle evlenmeye karar verince Tess kendini hiç istemediği bir anda mafya dünyasının içinde buluyor. Üvey abisi Nikolas ise bu dünyanın yeni lideri. İlk karşılaştıkları andan itibaren Tess'in hayatını kontrolü altına almaya çalışıyor ve olaylar da böyle başlıyor. Nikolas baştan sona sevemediğim bir karakterdi. Asla konuşmayan ama her seferinde benim dediğim olsun diyen bir öküz. Tess desen güçlü olmaya çalışan asla olmayan bir karakter. Kitaba başlarken beklentim çok yüksekti demiştim çünkü Neva Altaj sevenlerin bu seriyi de çok sevdiğini görmüştüm. Maalesef benim için beklentimi hiçbir şekilde karşılamadı. Hani kitabı nereden tutsam elimde kaldı. Nikolas 36 yaşında koskoca adamsın ya! Bazı davranışları bana fazlasıyla olgunluktan uzak çocuksu geldi. Sürekli Tess'e çıkışması, bağırması ve gereksiz yere öfkelenmesi bir noktadan sonra sinirimi bozdu. Dedim ya baştan sona öküzdü. İlerleyen bölümlerde biraz toparlasa da gözümde yeterli kalmadı. Tess'i de çok sevdiğimi söyleyemem. Geçmişinde yaşadıkları yüzünden zor zamanlar geçiriyordu ve bazı sahnelerde ona gerçekten üzüldüm. Tamam ama Nikolas'ın her yaptığına çok kolay boyun eğmesi beni rahatsız etti. Daha güçlü ve dik duran bir karakter okumayı isterdim. Dedim ya güçlü durmaya çalışıyordu sadece. Yine de Nikolas'ın Tess'in yaşadıklarını öğrendiği sahneleri okumaktan keyif aldım. Neyseki kitapta tutulduğum bir yer oldu. Unutmadan kitap oldukça hızlı ilerliyordu. Unutmadan kitapta yetişkin
1000Kitap
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 12. kitabı
Şans ve talihsizlik… Bu ikisinin birleşiminden doğan bir hikâye. Bazı gizli gerçeklerin ortaya çıkmasından korkan güç ve makam sahibi kişilerin, sahip oldukları nüfuzu kullanarak işini yapan bir insanı susturma girişimiyle başlayan roman, okuru daha ilk sayfalardan itibaren içine çekiyor. Mario Mazzanti, tam bu noktada hayatın yalnızca planlardan ibaret olmadığını; şansın ve talihsizliğin de olayların akışını değiştirebildiğini hatırlatıyor. Bir elektrik kesintisi sonucu ortaya çıkan “Satranç Hayranı” katil, olayların seyrini değiştirirken yazar, bazı şeylerin gereğinden fazla karmaşıklaştırıldığını ve çoğu zaman basit düşünmenin gerçeğe daha hızlı ulaştıracağını sürükleyici bir dille anlatıyor. İlk cinayet birini susturmak için işlenirken, devamında gelen cinayetler ünlü bir satranç oyunu gibi kurgulanarak gerçekler gizlenmeye çalışılıyor. Roman, bu süreci başarılı bir polisiye anlatımıyla okura aktarıyor. Her şey güçlü ve nüfuzlu kişilerin istediği yönde ilerliyor gibi görünse de, onların hesaba katmadığı bir ayrıntı son sayfalarda ortaya çıkıyor: vicdan. Namluyu tutan elin son anda ses verdiği vicdan sayesinde olayların nasıl ve neden gerçekleştiğini, romanda “Kraliçe” olarak betimlenen gazeteci Greta’dan öğreniyoruz. Şah Mat, yalnızca bir polisiye roman değil; güç, vicdan ve gerçeğin er ya da geç ortaya çıkışı üzerine düşündüren etkileyici bir eser.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Puan vermedi·49 syf.··
2026 252. kitabı
Jules Verne, bilimkurgu ve macera edebiyatının öncüsü olmasının yanı sıra, bu erken dönem gotik ve felsefi öyküsünde okuru zamanın, kibrin ve ölümsüzlük arzusunun karanlık dehlizlerine fırlatıyor. Eser, Cenevre’nin en ünlü, adeta zanaatıyla büyüleyen saat ustası Zacharius’un, kendi kusursuz icatlarının arkasındaki gücün Tanrı değil, bizzat kendisi olduğuna inanmasıyla başlayan trajik düşüşünü konu alıyor. Zacharius Usta, zamanı kontrol edebildiğini ve saatlerine adeta kendi ruhundan birer parça üflediğini düşünecek kadar büyük bir kibir sarmalına kapılır. Ancak bir gün, şehirdeki tüm saatleri esrarengiz bir şekilde aynı anda durmaya ve ne yaparsa yapsın tamir edilememeye başlar. Saatlerin durmasıyla birlikte usta da fiziksel olarak çökmeye, hayata tutunduğu o tıkırtılar kesildikçe ölüme yaklaşmaya başlar. Bu çaresizlik anında, zamanı ve ölümsüzlüğü elinde tuttuğunu iddia eden gizemli, tekinsiz ve adeta Şeytan'ı andıran bir figür olan Signor Pittonaccio ile yolları kesişir. Zacharius, ruhunu ve kızının geleceğini bu karanlık güçle pazarlık masasına sürmekle yüz yüze kalır. Yazar, bu sarsıcı alegori üzerinden bilimin ve teknolojinin insanı Tanrılaştırma yanılgısını, doğanın yasalarına karşı gelen insanın uğrayacağı mutlak hüsranı ve zamanın acımasız ritmini işliyor. *Zacharius Usta*; Faustvari bir temayı saat çarklarının, zembereklerin ve tıkırtıların arasına gizleyen; insan aklının sınırlarını, ölümlülüğün zarafetini ve zamanı durdurmaya çalışan insanın kendi yarattığı mekanik hapishanede nasıl yok olacağını fısıldayan, sarsıcı ve felsefi bir Jules Verne klasiğidir.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Puan vermedi·262 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
"... Artık tek amacı vardı. İnsanların birbirlerini yemesi umurunda değildi ve içine atıldığı bu çamurdan çıkıp kardeşini kurtardığında , hiçbir şeyin önemi kalmayacaktı. " Herkese Merhaba Fantastik " Cadı Ayazı " serisinin ilk kitabı "Savaş Çığırtkanı " ile sizlerleyim. Türk bir yazar tarafından kaleme alınmış olması ve Türk Mitolojisine dair izlerin yer alması nedeniyle kitabı severek okudum. Betinlemelerin de dozunda olmasıyla kurgunun içindeymiş gibi hissettim. Tek sorun kitabın bir an önce devamının gelmesi gerektiği çünkü aşırı merak uyandıran yerde bitti ve kafamda çok fazla ihtimaller var. Bakalım serinin devamında neler olacak ? Kiana ve kardeşi çocukken canavarların saldırısına uğrar . Kiana cadı gücüyle baş etmeye çalışır ama tüm gücünü kullanmayı bilmiyordur. Son anda gelen Kuzeyin cadı kraliçesi Britriel sayesinde kurtulurlar. Kiana , yıllar boyunca bu minnettarlıkla kraliçesine bağlı kalır. Kardeşi Kieran ise ablası gibi sorgusuz sualsiz bağlanmayı kabul etmez ve bir hata yapar. Bu hata sonrasi Kieran insan kral Mickal'in esareti altına girer. Kraliçe Britriel, kuzeydeki hakimiyetini güneyde de sağlamak ister . Kiana'ya kardeşinin özgürlüğü karşılığında son bir görevi olduğunu söyler. Kiana, kardeşinin özgürlüğü için insan kralla savaşa katılır. Savaşın son adımında güvenliğinden sorumlu olan Aghon, savaşa katılmasını istemediğini söyler ama Kiana kabul etmez. Agnon son çare olarak Kiana'yı kaçırır ve gerçek kimliği ortaya çıkar . Aghon, yıllar önce yok edilen kamlardan biridir. Kiana'nın savaştan kaçırılması ise büyük olaylara sebep olur. Yıllarca doğru bildiği şeylerin yanlış olduğunu öğrenir . Hiç beklenmeyen kişilerden gelen ihanet ise intikamın ateşini yakar. Kiana, kimin ihanetine uğradı ? Kamlar, neden savaşı engellemek istiyordu? Soruların
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202517 okunma