Sema

Şöyle düşünüyorum : Bak, şu saman yığınının yanında uzanmış yatıyorum... İşgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığım ve umrunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki... ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki... Oysa bu atomun, bu matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor, bir beyin çalışıyor, birtakım istekleri var... Ne kepazelik ! Ne saçmalık !
Sayfa 157·Kitabı okudu
Reklam
... Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Bazen kız kardeşimsin, bazen öpöz annemsin, Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin, Eksilmeyen çilemsin, Orda ufuk çizgim, burda yanım yöremsin, Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin, Çaresizim, çaremsin. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Yavuz Bülent Bakiler
15 Mayıs
Hepimizin eşit olmadığını çok iyi biliyorum, bunun olmasına imkân yok, ama normal insanlarla onların saygısını kaybedeceğine inandığı için muhatab olmayan bir insan, yenilmekten korktuğu için düşmanlarının arasına saklanan korkak bir insan kadar suçludur.
Edebiyat
Perşembe
Yaşamımız diyorum, zaten bulanık bir su gibi, niçin onu daha da bulandırmak ? Biliyorum, kaçınılır gibi değil artık... Bir yol göründü bana da, bir süre bu yolun üstünde yürüyeceğim. Hatırlamanın değerini - hele bugünkü durumum gözönünde tutulursa- küçümseyebilir miyim hiç? (Bu alçakgönüllülük değil, iyi düşünün; bunda kendini beğenmişlik var.) Hatırlamanın değerini düşünüyordum ki mektuplarınız geldi, Milena. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum; bir adam var, ölüm döşeğinde uzanmış, kirli, pis... Birden meleklerden en iyisi geliyor: Azrail ! Bu adam ölümü sınayabilir mi ? O kadar cesur değil ; sırtını dönüyor , daha da çok gömülüyor yatağına. Ölemez artık, olacak şey değil bu. Şunu demek istiyorum : Yazdıklarınıza inanmıyorum Milena , inandıramazsınız da beni! - O gece Dostoyevski'yi de kimse inandıramazdı- benim hayatım ise bir gece sürer, kendimi kendim inandırabilirim belki.
Edebiyat