"Beklediğimiz gün gelmiş olsa, yoksulların da hakkı tanınsa, savunma fırsatı verilse gider o herifleri mahkemeye verirdik! Ama biz bu kadar yoksulken, memlekette hak hukuk yokken , ne yararı var!"
Sayfa 223 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okudu
“Ömrümde nasibim olan sevinçle kederi teraziye vursalar, keder kafesi taş gibi ağır çeker de sevinç kafesi içinde bürümcük varmış gibi hafifçecik kalır..”
Sayfa 221 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Dünyada ne yoksul kalacak gayri, ne de zengin. Hepimiz birbirimize eşit
olacağız.»
İnan olsun, ana ömründe böyle çılgınca konuşma işitmemişti! Kimin zengin, kimin yoksul olacağını Tanrılar buyurur, insanlar karışmazlar buna, ellerinden ancak kaderlerine boyun eğmek gelir. Ana bunu bildiği için şimdi korkuyla bağırdı:
- «Oğul, kötü kişilere kapılmamışsındır inşallah"
Sayfa 214 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okudu
"Onu kapkara yüreğimle seviyordum."
"— Onu öldüreceğim!
— Ne diyorsun sen, evladım? Babanı mı öldüreceksin?
— Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye ateş etmek değil. Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek."
"Gururu kurtulmuştu ama, şu anda mektup da, hatta on gümüş değerinde olan o kâğıt parçası da bir avuç külden ibaretti onun gözünde. Mektup, para neye yarardı kendisi yapayalnız oldukça?"
Sayfa 100 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okudu
"Ne diyorsun evladım sen,babanı mı öldüreceksin?" "Evet,öldüreceğim.Çoktan başladım bile.Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum.Öyle değil.Kastettiğim onu kalbimde öldürmek.İyiliğini istemekten vazgeçmek.Derken bir gün ölüp gidecek."