Adı:
Ana
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Ana
Ana
Ana
251 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ana kitabı okuduğum en güzel kitapların arasında yer aldığını belirterek yorumuma başlamak isterim. Bir ananın dramını anlatıyor olsa da aslında, Çin köylüsünün feodalizm döneminde yaşadığı yoksulluk, açlık, sefalet ve çaresizliğini anlatmaktadır.
Okuduğumuzda bizim insanımızla köylümüzle, anamızla ne kadar benzeşiyor diye dedirten bu kitapta; aslında yoksulluğun evrensel olduğu, yoksul insan yaşamının dünyanın her yerinde aynı zorluklarla aynı çaresizliklerle karşı karşıya kalıyor olmasıdır. Tanrılar farklı olduğu halde; teslimiyet ve kaderciliğin aynı olması da sömürü düzenini sürdürmek isteyenlerin dört elle sarıldığı bir olgu olduğundandır.
Analık duygusu da yoksulluk gibi dünyanın her yerinde aynıdır. Bu yüzden bu kitabı okurken Çin de bir köyde yaşayan yoksul bir ananın yaşadıkları ve duyguları ile kendi ülkemiz yaşayan anaları rahatlıkla özdeşleştirebiliyoruz. Bu özelliği de yazarın kitabı yazarken isim kullanmamış olması kuvvetlendirmiştir.
Varolan kadere (düzene) karşı çıkan kendi kaderini çizmek üzere başkaldıranların da nasıl kolaylıkla ölümle cezalandırıldığını göstermesi açısından çok güzel ve anlamlı bir kitap olduğunu tekrar belirtmek isterim.
Bu kitap gerçekten her kütüphanede olması ve her kesin okuması gereken bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
251 syf.
·13 günde·Beğendi·6/10
#spoiler#
Çok yabancı bir kültür ve yazar ..
Ilk kez Pearl Buck okudum ..yazarın dili çok yalın çok sade ama kitabı ara vererek okuma sebebim kitabın içine dahil olamamaktan kaynaklı ..
Buck bir amerikalı yazar fakat toprağını öpecek kadar sevdiği Çin kültürüyle yoğrulmuş bir hayat hikayesi var ..amerikan yaşam ve hayat görüşlerine kıymet vermeyen çin 'in büyülü havasını bütün ruhuna sindirmiş 17 yaşında bir genç kız pearl buck. .
Kitapta bir köy yaşamı .
dar alanda devam eden hayatlar ..tabiiki emeğin karin bile doyurmadiği ciddi bir yoksulluk var ..kadınlar her çağda olduğu gibi çalış -doğur-fazla konuşma üçgeni içinde hayatlarını heba ederken ANA karakterin başından geçen olaylara bir göz atıyoruz ..hayatından memnun olmayan erkek ... çocuklar,yosulluk ,tarla arasında geçen bir ömür ..çok spoiler vermek istemediğim için birebir yazmayacağım ama elinize bir yerlerden geçerse bir göz atın derim ...özellikle hayatınızın bir bölümünü uzak doğu kültürü ve edebiyatına bağışlamak istiyorsanız ..
Her coğrafyadan okumalar yapmak dileğiyle ..huzurlu pazarlar
Iyi okumalar ...
251 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Pearl S. Buck'un okuduğum üçüncü kitabı.(diğerleri Çin sarayında bir bakire ve şakayık)yine muhteşem bir kitap.yazarın o sade, basit,akıcı yazısı hiç değişmiyor.elinize aldığınız kitaba kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz.ANA kitabında yazar,bu defa ,kocası ortadan kaybolan,üç küçük çocuk ve yaşlı kayınvalidesiyle başbaşa kalan genç bir kadının ve çocuklarının yıllara yayılan,dramatik yaşam mücadelesini anlatıyor.olay yine Çin de ama bu defa Çin'in kırsal kesiminde geçiyor.O dönem deki Çinde kırsallar da yaşanan fakirliğin,yokluğun,cahilliğin,çaresizliğin,bizdeki ağa düzenini andıran ama daha farklı şekilde oluşturulmuş sosyal adaletsizliğin hakkında da geniş bir şekilde bilgi sahibi oluyoruz.bütün bu olumsuz ortamda ANA nın verdiği mücadele ve yaşananlar,insanın yüreğini parçalıyor.sadece bu kitap bile yazarın nobel ödülü almasına yeterli bir sebep bana göre.okuduğum bu üç kitabından sonra ben, bulabildiğim takdirde yazarın bütün kitaplarını okumaya karar verdim.ANA kitabını da mutlaka okunması gereken bir kitap olarak görüyorum.ama maalesef baskısı olmadığı için ancak sahaflarda bulunabilmesi çok büyük eksiklik.ben burada bana, 16 yıl önce basılmış ama çok iyi korunmuş bir nüshasını temin ederek bu harika kitabı okumamı sağladığı için Asa kitabevine de ayrıca teşekkür ediyorum.eğer bulursanız sizlerde mutlaka ama mutlaka okuyun diyorum.kesinlikle pişman olmayacaksınız.bundan emin olun.
251 syf.
·8/10
Bir kadın ancak bu kadar güzel anlatılır. Bu kitabı okuyunca analık duygusu ve içgüdülerinin dünyanın neresinde olursanız olun değişmediğini, en yüce, en yoğun duygunun analık olduğunu çok daha iyi anlayabiliyorsunuz. Yazarımız Ana ile hem analık duygularını, aynı zamanda kadınlık duygularını çok iyi anlatmış.
251 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda okuduğum en güzel kitap oldu. Abartısız ve çok samimi olarak bunları yazıyorum.
Kesinlikle bir Çin'li ana yok burada. Doğuda siyasi sebepten dolayı oğlunu kaybeden, Anadoludaki batıl inançlardan beslenen,ironik, trajedik Güneydoğulu analar var bu romanda. Acılarıyla sevinçleriyle her şeyiyle bizden,annelerimizden birileri bunları hep yaşadı yaşıyor ve yaşayacak.
251 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
En iyilerimin arasına giren muhteşem bir kitap okudum dersem yalan olmaz galiba.

Roman Çin'de bir köyde geçiyor ama ben sanki Anadolu'da bir köyde yaşananları okumuş gibi hissettim kendimi.
Doğuda bu analarımızdan halen var ve ne yazık ki var olacak da.

Çin köylüsünün yaşadığı açlık,yokluk ve sefalete tanık oluyorsunuz kitabı okurken.
Düzene karşı çıkanın sonunun ne olduğunu da kitap da görecek ama şaşırmayacaksınız, çünkü ülkemizde ki düzenle o kadar çok benzettim ki ben bu kitabı, çoğu yerde söylediğim gibi sanki bizim köylerimizi, bizim insanımızın yokluğunu hissettim. Bu da galiba yazarın anlatımından kaynaklı olabilir, özellikle karakterlerin hiç birinin ismi yok. Ana, yenge, emmioğlu, büyük oğlan, gelin kız...v.b. tabirler kullanılmış.

Aslında çok kızdığım noktalar da var ama bunları söylemek kitap konusunda bir çok bilgi vermek gibi geldiği için yazamıyorum. Kendiniz okuyup benimle birlikte kızabilirsiniz ; baba karakterine, Ana'nın peşinden yollarını gözlemesine, çocuklar arasında ki bölünmelere, köyde ki yaşama, ağalık sistemine, yokluğa, sağlık konusunda ki duyarsızlığa, mevcut düzene... kısaca her şeye...

Okuyunuz efenim, mutlaka.
251 syf.
·3 günde·9/10
Of! Of! Of! Yüreğim tükendi. Ne bitmek bilmez çile, ızdırap Ana'nın çektiği böyle. O asil, şefkat, dürüstlük dolu yüreği ne hale geldi 251 sayfada Ana'nın. Kocasının merhametsiz, soğuk, bencillik dolu Babalık figüründe erkekliğimden utandım.

Tartışılan bir konudan girmiş. Annelik çocukla biyolojik bir yakınlık iken babanın böyle bir durumu yoktur. Anne içinde filizlenen bir can görürken baba cinsel ilişki sırasında oluşan bir canlı olarak mı görüyor? Bu hikâyede baba tam da bu rolde. Tatminini sağlamak için girdiği cinsel ilişkide bir sonuç. Ana ise içinde canlanan bir filiz bir can görüyor. Onlara duyduģu sevgi, şefkat, merhamet olaganüstü! Yemiyor yediriyor tabirinden fırlamış Ana'mız. Babamız ise eğlence peşinde bir adam ki dayanamayıp şehre kaçıyor. Ana kocasının yollarını beklesede hayata karşı direniyor.

Köyde feodalitenin hüküm sürdüğü topraklarda kendilerinin olmayan toprakları işleyerek direniyor. Kendi dişiliğinin, olgunluğunun verdiği cinsel haz duygusuna direniyor. Erkeksiz kalıp köyde dönen dedikodulara direniyor. Bir daha çocuğunun olamayacak olmasına direniyor. Direniyor! Direniyor! Ta ki vucüdundan akan o taptaze kanın getirdiği cinsel hazlara yenilene kadar. Evet, bir kahya ile günaha giriyor. Geri kalan yaşamından sonra bu günahıyla yaşamaya çalışıyor. Izdırap, çile dolu günlerin başlangıcı. Kadercilik anlayışı. Kör kızının ölüşü ve kominist oğlunun idamı. Herşeyi bu günahına bağlayıp ömrünü tüketiyor.

Sevdiğim oğlu dipdiri, heycanlı bir çocuk. O bir komünist. Köye geliyor anasına anlatıyor. Anlamasa da oğlu babasına benzediğinden ona ayrı değer veriyor ve bundan pek akıllı buluyor. Köy yerinde anlatıyor bunlar eşkıya düzeni diyorlar. Toprağı paylaşalım, zenginliģi ortadan kaldıralım diyor eşkıya düzeni diyorlar. O anki feodal düzeni anlıyorsunuz. Ve ayrıca devlet komünist avı peşinde.

Yinede bir satır var ki ideolojiler uğruna harcanan hayatlar. Dava diye kuruyan vicdanlar. Küçük oğlu idama giderken Ana öne atılıyor. Oğlum, diyor. Oğlanın içi giderken yanındaki kız şunu söylüyor 245. sayfada.
- Arkadaş, aklından çıkarma, artık ne anan, ne baban, ne de bir sevdiğin var senin! Sade, yalnız, ortak bir davamız var, o kadar!
Bu kupkuru bir vicdan! Gözleri yaşla dolu, yüreğinden et kopan bir Ana karşısında akıl alır cinsten değil.
251 syf.
·8/10
Kitabı iki kez okudum .. Sade bir kitap ve sizi yormadan ilerleyen bir rutini var.. Alışıyorsunuz bu sakinliğe ve heyecan duymadan okuyorsunuz.. Kitabın sonuna doğru falan kadının kızına acayip üzüldüm.. Öneririm..
267 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
PEARL BUCK:ANA...OKU...OKU...OKU...
İÇİME FISILDANAN AYETTİR PEARL BUCK'UN ANA'SI.BUNUN ÖTESİNDE Kİ SÖZCÜKLER CÜMLELER SADECE SADE BİR DOKUNUŞ OLACAKTIR.ORTAOKUL YILLARIM .BEN ÇOK KÜÇÜĞÜM HEM DE ÇOOOOKKKK. BEBEYİM DAHA BU DÜNYADA...ANAM SESLENDİ EVİ BİR GÜZEL TEMİZLE GELİNCE PIRIL PIRIL OLACAK DİYE VE KAPININ ÇAT DİYE KAPANMASI...BEN VE EV ELİMDE KOCAMAN BİR ÇALI SÜPÜRGESİYLE ÖYLECE KALAKALMIŞTIK KOSKOCA SALONUN ORTASINDA ÇARESİZ VE İSYANKAR.ONCA İŞ KOSKOCA BİR EV KÜÇÜCÜK BİR BEN VE ELİMDE BİR SÜPÜRGE...YO HAYIR...BÜYÜMEK BU OLMAMALIYDI...ÇAMAŞIRI TOPLA KATLA EVİ SÜPÜR, YERLERİ SİL TOZLARI AL VE O KOSKOCA MİSAFİR ODASINDA HER YANI OYMALI KOLTUKLARIN OYMALARINI PARLAT...İKİ DUVARI BOYDAN BOYA KAPLAYAN VİTRİNİN DE ÜSTESİNDEN GEL...SİL KURUT PARLAT DÜZENLE....BÜYÜMEK BUYDU İŞTE.ELİN KIZLARI NE İŞLER YAPIYORMUŞ ANAMA GÖRE....İSYAN BAYRAĞI BOYNUNU BÜKMÜŞ BEN İKİNDİYE KADAR BOĞUŞUP DA SON VİTRİNE ATTIĞIMDA ELİMİ,SABAH GAZETESİNİN KUPONLARIYLA DİZİLMİŞ KİTAPLAR DİZİSİ RAFLARDA....TEK TEK İNDİRDİM RAFLARDAN...SANKİ HEPSİ CANLANMIŞ AYAKLANMIŞ DOST BİR KUCAKLAYIŞLA GÜLÜMSEYEREK BAKMAKTAYDILAR....KASIRGA,İKTİDAR, GENÇLİK GÜZEL ŞEY,MARKEŞTEN SESLER...VS.AMA BİR TANESİ AYRI BİR SICAKLIKLA SARDI SARMALADI BENİ.PEARL BUCK ANA...BU NE GÜZEL BİR SESLENİŞ BÖYLE.ANA...KİM OKUR BU KİTAPLARI ,RENKSİZ RUHSUZ...HANGİ DEHALAR İÇİN YARATILMIŞLAR...KÜÇÜCÜK BEN...ÖYLE KÜÇÜK Kİ AKLIM...ÖYLE KÜÇÜK Kİ DÜNYAM...ÖYL E KÜÇÜK Kİ HALIM...ELİME ALIP KARIŞTIRDIM SAYFALARI....SONRA ÖNÜ, ARKASI; DERKEN İÇ SAYFALAR...SAZ DAMLI KÜÇÜK KÖY EVİN İÇİNDE ANA OCAĞA KURU OTLAR ATMAKTAYDI...BURNUMDA TÜTTÜ ÖNCE ÇALI ÇIRPININ DUMAN KOKUSU,İÇİM ISINMAYA ALEVLER YÜREĞİMİ AYDINLATMAYA BAŞLADI DAHA İLK CÜMLELERDEN...VE DİĞER SAYFA ,,BİR DİĞERİ,SAYFALAR....SAYFALAR YÜREĞİME SÜZÜLDÜ CÜMLE CÜMLE...PİRİNÇ LAPASINDA ATEŞİN ISISINDA ANANIN GÖZYAŞLARINDA BEN YİTİP GİTTİM SAATLERCE...GÜN NASIL DEVAM ETTİ BEN NE OLDUM...UZUN KANEPENİN ÜZERİNE KIVIRLIM BEDENİM NASIL TESLİM OLDU ÇİNİN BU YOKSUL KÖYÜNDEKİ DAM EVE..PEARL BUCK'UN CÜMLELERİNE BİLMEM.ELİMDE KİTAP BEN KAYIP GİTTİM BOŞLUKTA...KİTAPLA BİRLİKTE YOK OLDUM GİTTİM UYKUNUN DERİNLİĞİNDE KAYBOLUP SESSİZLİĞE GÖMÜLMÜŞÜM.AKŞAM NE ZAMAN OLMUŞ ANNEM NE ZAMAN DÖNMÜŞ EVE,KASABAMIZ NE ZAMAN GÖMÜLMÜŞ SESSİZLİĞİNE BİLMEM;AMA BEN UYANDIĞIMDA BÜYÜMÜŞTÜM YÜZYILLARCA....BUGÜN KIRKBİR YAŞIM VE BEN HALA KIZIMA SARILIRKEN HİÇ GÖRMEDİĞİM O ÇİN KÖYÜNDEKİ ANANIN SICAKLIĞINI TAŞIRIM YÜREĞİMDE.İYİ Kİ ...İYİ Kİ....İYİ Kİ...
251 syf.
·Beğendi·10/10
Muhteşem bir kitap bir günde bitirdim.Ana ile ayn acıları paylaştım lisede okuduğum bir kitap hala yanında olsa bile düşünmediği veya düşünemediği oğlu için oğlumun oğlu oldu demesi beni derinden etkilemişti.bu kitap hakkında saatlerce sıkılmadan konuşabilirim...
251 syf.
·Beğendi·10/10
Pearl Buck'ın okuduğum ilk kitabı. Ben de bıraktığı etki ve kitabın bitiminden sonra bıraktığı buruk tadı nasıl anlatılır bilmiyorum. Kitabı okurken Çin'in pirinç tarlalarının yanı sıra aklımda Anadolu'nun buğday, Karadeniz'in çay tarlarında çalışan kadınlarımız, analarımız vardı.
Ana olmak nasıl böyle yalın böyle derin anlatılabilir başka. Okurken kadının yaptığı fedakarlıklar ile annem arasında bağlantı kurmadan edemedim. Herkesin okurken kendi annesinden bir şeyler bulacağı bir kitap.
Ana olmak ne demek?
Ana yüreği nasıl olur?
Daha anne olmadan öğretecek kadar realist bir romandı. Okunmasını herkese tavsiye ediyorum.
... kadın da ona çıkışır, şöyle haykırırdı:
Ya ben? Sade ben mi çekeceğim? Sen, benim gibi aylar ayı, karnında yük mü taşıyorsun? Doğum ağrılarını sen mi çekiyorsun? Tarladan dönünce, sen sırtını dayayıp, yan geliyor, dinleniyorsun ama, yemek pişirmek, çocukla uğraşmak, çocuktan beter bir ihtiyarın suyunu gitmek, istediklerini yapmak, hep bana düşüyor ..
Pearl S. Buck
Sayfa 15 - Çeviren: Mebrure Alevok

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ana
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Ana
Ana
Ana

Kitabı okuyanlar 334 okur

  • Selda Selda

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0