"Ama bu ancak bir şeytanın yüzü olabilir."
"Bu benim ruhumun yüzü."
"Yüce Tanrım! Benim taptığım buymuş ha! Bu gözler şeytanın gözleri."
"Her birimizin içinde hem cennet hem de cehennem yaşıyor."
Gece karanlığında sadece bizim arzularımıza göre biçimlenen bir dünyayı görebilmek için delice isteklere kapılırız; etraftaki her şeyin yeni renk ve biçimlere büründüğü, değiştiği ve bambaşka büyüler taşıdığı bir dünya; içinde geçmişin kırıntısının bulunmadığı, eski yaşama dair bilinçli sorumluluklar ve pişmanlıklar taşımayan, sevinçli anıların hayal kırıklığıyla, tatlı anıların üzüntüyle anımsanmadığı bir dünya.
Kişinin kendi kendisini suçlamaya başlaması nasıl da zengin bir tatmin duygusudur. Kendimizi suçladığımız anda, başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını sanırız. Kişiyi günahtan arındıran bizzat itiraftır, günah çıkartan papaz değil.