Lotte Buff

İstiyordu ki bütün bu zahiri* kayıtsızlığının, hafifmeşrep, bayağı lakırdılarının altındaki Nevin Hanım'ı keşfetsinler. Ama kimse kimsenin aslını, kafatası içinin meselesini anlamak için uğraşmıyordu.
Sayfa 84 - *görünen, görünürdeki·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günler, şu garip günler! Uykumuzun içinde saatleri başlayan günler! Uyandığımız zaman üçte birini arkada bırakmışızdır başlayan günün, kaldı mı üçte ikisi ... Yap bakalım hesabını!.. Hey gidi pazartesi hey! Kaldı on altı saatin. Bir saat kavgaya say, bir saat konuşmaya, iki saat yürümeye, yarım saat düşünmeye koy, yemeye içmeye de bir saat, yarım saat el yıkama, aptes bozmaya, yarım saat olduğun yerde kestirmeye, çeyrek saat bilet almaya, tünele, tramvaya, vapura binmeye ... Say sayabildiğin kadar. Koy bu on saatin içine boşlukları daldur bakalım. Sevişmeye koyabiliyor musun on dakika?.. Yazı makinelerine, kalem tutan parmaklara, neşterlere, ilaçlara, selam vermeye, kitap okumaya, iki kadeh içmeye... Vakit mi kalıyor insanoğluna? Bunu yaparsan onu edemiyorsun.
Sayfa 79·Kitabı okudu
İnsan olabilmek için erkek olmanın yeteceğini sanıp aldanmıştı.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Vijeçnitsa, Orta Çağ'dan kalma, çok özel el yazması kitapların da içinde bulunduğu, eski basım ve daha nice belgelerin korunduğu 1896 yapımı en büyük kütüphaneydi. Koskoca bir tarihin yok oluşunu seyrediyorduk ve elimizden hiçbir şey gelmiyordu. Hepimizin tarihiydi o bina, ne suçu vardı? Kitabın kime ne zararı olurdu ki? Alevlere teslim olana kadar bombalanmıştı Vijeçnitsa. Büyük suç işlemiş binlerce sayfa ateşe verilmişti. Tarihimiz silinmeye çalışılıyordu, bugüne kadar ne yazıldıysa yeniden yazılsın isteniyordu...
Sayfa 33·Kitabı okudu
Birden bir gürültüyle birlikte pencereler kırıldı. Kendimizi hemen yere attık. Bomba ve kurşun seslerini duyduğumuzda ne yapmamız gerektiği konusunda gayet tecrübeliydik artık. Babamlar hemen pencerenin köşesine gidip dışarıya baktılar ne olduğunu anlayabilmek için. Çünkü binanın konumu itibariyle başka bir yerden kurşun gelmesi olanaksızdı, sadece karşı binadan görünen bir yerdeydik. Binanın en üst katındaki dairenin perdesinin o an kapandığını görmüşler. O dairede yaşayan Sırp bir komşumuz vardı. Hepimiz şok içindeydik, komşumuz bize ateş etmişti! Benim yaşlarımda çocukları vardı, oyun oynardık sokakta, aynıydık yani. Ben onlara "siz" diye bakmazdım...
Sayfa 22·Kitabı okudu