8/10
·192 syf.··
2017 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2017 00:00
“Irk Kavramını Kim İcat Etti?” Robert Bernasconi’nin bu eseri, yazarın yazdığı makalelerin kitaplaştırılması sonucu ortaya çıkmış. Ayrıca, bu kitap İngilizce yayımlanmadan önce, ilk kez Türkçeye çevrilerek kazandırılmış. Literatür taraması yaptığınızda, ırkçılık ve sömürgecilik hakkında epey kitap bulunabilir ama, ırkçılığın kökenine ve çıkış noktaları ele almada edinmesi gereken nadir kaynaklardan biri. İlk ırk görüşleri John Locke hakkındadır: Locke, Amerika’da kölelerin köle kalması ve efendilerinin boyunduruğunda yaşaması adına “Carolina Temel Anayasası” hazırlayanlardan biri, bizzat Locke’tur. Locke, “kişi insandan ziyade bir hayvan gibi davrandığı için yaşama hakkını kaybedip kendini köle olmaya uygun bir duruma getiriyordu,” söylemi, Siyahilerin köleleşmesinde katkıda bulundu. Sömürgeci zihniyetin istediği ırk tanımı veren ilk kişi Immanuel Kant olmuştur. Bu terim -ırk- ilk defa 17. yüzyılda kullanılmış. Kant’la beraber, Linneaus, Buffon ve Blumenbach’ın düşünceleri, dönemin sömürgeci ve ırkçı zihniyetinin mağaradaki ışığı olmuştur. Buffon’un düşünceleri, “at-eşek” birleşiminden doğan katırın üreyememesinden kaynaklı dışarıda bırakma örneği muhakkak bilinmeli. Kant, Buffon’dan örnekle, monogenesis şekilde cevap vermiştir. Irk düşüncelerinin Kitab-ı Mukaddes’e ters düşmemesi açısından büyük çabalar verilmiş. Bir diğer düşünür Hegel’dir. Hegel, üniversitede verdiği derslerde, Ashanti Mahkemesi kurarak, Afrika kabilelerinden Ashantileri “yamyam, barbar, tarih bilincinden yoksun ve özgürlük anlayışlarının olmaması” şeklinde aşağılamıştır. Aslında, Hegel’in “Efendi- Köle” ile ilgili teorik görüşleri bilinen ve sıkça işlenen bir zemin, burada dayandırılan zeminin altyapısını görüyoruz. Hegel’in tezleri,1860’ta, Amerika İç Savaşı’nda temsilci Lamar, Hegel’in Afrika
Irk Kavramını Kim İcat Etti?Robert Bernasconi · Metis Yayıncılık · 2018253 okunma
favorim yarasa
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 23:11
Ortaçağ’da ve Aydınlanma Çağı’nda insanlar hayvanlarda kendi yansımalarını aramış, onlara ahlaki yargılar yüklemişlerdi. Ortaçağ’da kilisenin bastırdığı popüler canavar kitaplarında, filler en iffetli hayvanlar olarak anlatılırdı. Oysa ki filler cinsel hayatlarını çok eşli sürdürürler. Bunun gibi pek çok mit ve şehir efsanesinin doğrusunun anlatıldığı bir kitap. Bölüm bölüm kitap özeti: 1.Bölüm - Yılanbalığı Yılanbalığının nasıl ürediği hakkında birçok teori ortaya atılmıştır. İlk olarak Aristoteles bu hayvanlara ilgi duymuştu. Daha sonra pek çok bilim insanı yılanbalığının gizemli yaşamını çözmeye çalıştı. İtalyan profesör Carlo Nandini, yılanbalığının karnındaki yağ dokusu sanılan şeyin aslında dişi yılanbalığının yumurtalıkları olduğunu buldu. Testisleri bulma görevi ise Sigmund Freud’a düştü. Freud, dört yüz yılanbalığının iç organlarını inceledi ama testislere rastlamadı. Daha sonra İtalyan biyolog Giovanni Grassi, Sicilya kıyısında cinsel organları şişmiş bir yılanbalığı yakalayarak bu gizemi çözdü. 2. Bölüm - Kunduz Kunduzların avcılardan kaçarken dişleriyle testislerini kesip avcıların önüne attıkları söylenirdi. Thomas Browne, o dönemde yazılan canavar kitaplarında yayılan bu yanlış inancı eleştirdi. Ona göre kunduz efsanesi, Mısır hiyerogliflerinin yanlış okunmasından doğmuştu. Kunduzların testisleri gizli yapıda olduğu için, bu inanç daha da güçlenmişti. Aslında kunduzlarda testislere benzeyen kastor keseleri bulunur. Bu keselerde castoreum adı verilen yağlı, kahverengi bir salgı üretilir. Keskin kokulu bu salgının birçok hastalığı iyileştirdiğine inanılırdı. Hatta kastor keselerinden elde edilen salgı, kekten dondurmaya kadar çeşitli tatlılara vanilya aroması katmak için kullanılmıştır. 3. Bölüm - Tembel Hayvan Adından da anlaşılacağı gibi, insanlar bu
Hayvanlar Aleminden Uygunsuz GerçeklerLucy Cooke · Domingo Yayınevi · 202092 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Recaizade Mahmut Ekrem ve Mahmut Yesari...“Eyvah” diyeceksiniz.Japon edebiyatı ve Recaizade Mahmut Ekrem’le Yesari ne alaka?“Tamam,daldan dala anlatımı ve bir yerde anlattıklarını bağlamayı seviyorsun da,bu olmadı” diyebilirsiniz.Ama ben bir bağ kuracağım.Evet Recaizade Mahmut Ekrem,Kenci Miyazava’nın büyükbabasıdır. Tabii ki şaka.Başlıyorum. Recaizade Mahmut Ekrem Buffon ‘un “Üslup insandır “ sözünü kafiyelendirmiş olarak tercüme eder:“Üslubu beyan aynıyla insandır.”Her yazarın,her insanın bir üslubu vardır.Yazarlarımızdan Mahmut Yesari de bir yazarın üslubu ile doğduğunu belirtir.Sonra ekler “üslupçuluk bir doğuş kuvveti olmakla beraber çok tehlikeli bir cambazlıktır.Bu kuvveti maharetle kullanmak lazımdır.” Şimdi tam olarak kuracağım bağ başlıyor.”Üslubu beyan aynıyla insandır “ ve “bir doğuş kuvveti olan üslubu maharetle kullanmak lazımdır” sözleri Kenci Miyazava ‘nın kalemi için en iyi tanımlardan biri olur. Yazarın kalemi metafor yüklüdür.Bu kitabında çıkılan yolculukta ölüm,hayat,dostluk mutluluk,yaratan metaforlarla işlenir.Bu kavramları yazar gibi işleyen başka bir kalem yoktur;bu da onun üslubudur.Yine yazarın üslubunu oluşturan,yani Yesari’nin dediği gibi cambazlık yaptığı alan galaksidir,yıldızlar ve uzaydır.Kullandığı bu alanlarla ve bunlara yüklediği manalar eserlerinde yıldızlar ve gökyüzü yazarın adeta imzasıdır.Bu mekanlarda,anlatımlarıyla öyle bir cambazlık yapar ki kendine hayran bırakır. Katmanları olan bir hikayeye sahip olan kitap,bir çocuk kitabından fazlasıdır .kitap hayli hüzünlüdür ve hüzünlü biçimde biter bir o kadar da Giovanni ‘nin rüyasında birlikte yolculuğa çıktığı arkadaşı Campanella’nın gerçekten nerede olduğunu ölümü vurgulayarak sorgulatır. İçine kapanık,yalnızlığından dolayı kendine ait bir hayal dünyası olan Giovanni,Yıldız
Galaktik Trenyolu'nda Gece VaktiKenji Miyazawa · İthaki Yayınları · 20231,572 okunma
Hazine
10/10
··
Beğendi
Şafii mezhebi ileri gelen alim ve fakihlerinden Demîrî’nin (ö. 808/1405) hayvanlar ansiklopedisi mahiyetindeki eseri "#Hayatülhayevan” adlı eserinin ilk Türkçe tercümesi, Abdurrahman b. Hacı İbrahim tarafından 1272 yılında yapılmıştır ve Demîri eserini hazırlarken 560 kitapla 199 divandan istifade ettiğini söylemektedir.(Somogyi'nin yaptığı incelemeye göre müellifin faydalandığı kaynakların sayısı 895'i bulmaktadır) Eseri birçok ülkede ses getirmiş ve tercümesi yapılmıştır, hatta Avrupa'da kendisine "Arapların  Buffon'u" denmiştir . (Buffon: 44 ciltlik Histoire naturelle(Doğa Tarihi) isimli kitabın yazarı,doğabilimci, matematikçi, kozmolog) Arap filolojisi ve edebiyatı,tarih,folklor,tefsir fıkıh  ,hadis ilmiylede kendisini yetkin ve güvenilir olarak kabul ettirmiştir.. Kitapta yazarın ne denli geniş bir bilgiye ve birikime  sahip olduğunu yaptığı istitratlardan çıkarmak mümkün zaten,zooloji eseri olarak anılan bu kitap  hayvanların yenmesi helal haram olan yerlerinden..fıkıh akaidi konulardan ..Daha önce hiç duymadığınız hayvanlardan..havas ilminden ,hayvanlarla yapılan tedavi yontemlerinden bahsediyor ve daha pek çok aklıma gelmeyen konuyu ihtiva ediyor... Beni en çok etkileyen daha önce duymadığımız hayvanlardı omesela Su insanı:Bilinen insana benzemekle birlikte onun kuyruğu vardır ""Acaib-i Mahlukat" adlı eserin sahibi  Kazvinî diyorki: "Bizim zamanımızda onu bir kişi getirmişti"Bazı insanlar Kızıldenizde yaşadığını söylemektedir. Çok az görülen bu insan cinsinin beyaz sakalı vardır, İnsanlar ona "deniz şeyhi"demistir.... kitapta benim en beğendiğim ve dikkatimi çeken konulardan biride  Halk Hekimliği Unsurlarının Geleneksel Tedavi Yöntemlerini sadece hayvanlar üzerinden anlatmışlar...Hangi hayvanın nerelerinin hangi hastalığa iyi geldiğide oldukça ayrıntılı
Geleneksel Tıp
Hayatül HayevanKemaleddin Demiri · Pamuk Yayıncılık · 201115 okunma
10/10
·44 syf.··
2020 6. kitabı
Kitabın 44 Sayfa ve içeriğinde resim olduğundan olsa gerek kimse yorum yapmamış :) Kitap içeriği köpeklerin çeşitleri ve insan için ne kadar değerli olduğu hakkında bilgi içeriyor. Yazarın (Tam Adı: Georges-Louis Leclerc Comte de Buffon ) türkçeye çevrilmiş tek kitabı olup, kendisi 18. Yüzyıl döneminin doğa bilimi hakkındaki çalışmalarıyla dikkat çekmiştir.
KöpekGeorges-Louis Leclerc · Kırmızı Kedi Yayınları · 201922 okunma
Puan vermedi
Bir kaç yıl evvel Bayburt'taki bir kırtasiyenin raflarını karıştırırken ( Çelik yayınevinden çıkan) Hayatül Hayvanat diye bir kitap gözüme ilişti.Fiyatının da 15 TL olduğunu görünce düşünmeden alayım dedim.Kemaleddin Demirî ismini o zamana kadar hiç duymamıştım.İlk bakışta yakın dönem yazarlarındandır diye düşündüm.Eve gidip kitabı inceleyince bir hazineye sahip olduğumu farkettim. Mısırlı alim Kemaleddin Demirî'nin yazdığı bu eser dünyanın ilk zooloji eseri olarak kabul edilir.Hayvanlar hakkında ansiklopedik bilgiler içermektedir.Hadis-i Şeriflerle, halk hikâyeleriyle menkıbelerle zengin bir anlatımı var.Ayrıca rüya tabiri ve tıbbi bilgiler var.Tabi günümüz şartlarında pek açıklanamayan beyin yakan bilgiler de bulunuyor.Tuhaf rivayetler okumayı sevmiyorsanız uzak durun. Bir arkadaşım ödünç istemişti kitabı.Vakvak,nesnas vb. gibi açıklanamayacak ilginç hayvanları okuyunca şirazesi dağılmıştı.Nesnas dediği tek eli tek ayağı olan sıçrayarak yürüyen,sudan çıkan ve insan suretinde olan bir varlıkmış.İnsanlarla konuşur ve yakalarsa öldürürmüş.Tabi insanlarda Nesnas'ı avlıyormuş ancak helal değil diyor müellif.Bu bilgiler dört beş tane kaynak belirtilerek yazılmış olsa da bügün için pek de cevabı yoktur. Son olarak Demiri'ye Müslümanların Buffon'u demiş de Avrupalılar ayıp etmiş.Buffon'a Avrupa'nın Demirî'si deseler belki anlaşabiliriz...
Kültür-Sanat
Hayatül HayevanKemaleddin Demiri · Pamuk Yayıncılık · 201115 okunma