Sahneye çıkan ilk müslüman oyuncu Afife Jale’nin zorluklarla dolu hayatı, bunalımları, kabullenemeyişleri. Ve Osman Balcıgil’in tertemiz kalemi... Afife bugün hayatta olsaydı, ne derdi acaba bize?
"Seni yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
Uyanık, duygulu, her günkü yanımda
Bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
Kendimi görmeye parklara gidiyorum
Kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri."
İzmit-İzmir otobüs yolculuğunda Susurluk'ta illa ki mola verilir. Karagül Dinlenme Tesisleri'ndeki bu yarım saatlik mola esnasında her seferinde bir kitap alırım. Bu sefer kardeşimi Edip Cansever şiiriyle tanıştırayım diyerek aldım ama yine dayanamadım, okuduğum şiirleri bir daha okudum. Sabah sabah iyi geldi, özlemişim Cansever şiirlerini...
Vay arkadaş! Bu nasıl bir dil, bu nasıl bir anlatım? Hasan Ali Toptaş nasıl bir yazar? Ben niye okumamışım bunca zamandır?
Nasıl anlatacağımı bilmiyorum... Beynimde sahne sahne dönüyor kitap. Ben bugüne kadar hiçbir şey okumamışım! Ah Hasan Ali ah! Yaktın ciğerim bu saatte, uykumdan da ettin! Kitapta yakılan sigaralar ciğerimde söndürüldü bu gece. Hasan Ali Toptaş yazarsa diğerleri ne? Kitapla ilgili bir şey yazmayacağım. Alın, okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Beynim kısa devre yaptı, ağlayamıyorum bile!
Önce yazdım, sonra okudum. Galiba okumak için yazdım. Bir bakayım benimkiler de var mı buralarda dedim, karşıma ilk çocuğum Yağmur Damlası Kadar çıktı. Demek ki neymiş, görmemiş yazar kitap yazmış, tutmuş 1000 Kitap'ta paylaşmış.
Sevengül SÖNMEZ'in hazırladığı bu kitap diğerlerinden çok başkaydı benim için. Çünkü ilk kez koca ve baba Sabahattin ALİ'yle tanıştım. Aliye ALİ'ye yazdığı resmi mektuplar zamanla aşk mektuplarına döndü. Nişan, evlilik, baba oluşu, kızı Filiz ALİ'ye yazdıkları... Ne kadar zor durumda kalırsa kalsın karısını ve kızını düşünen sevgi dolu bir adam... Kitap bittikten sonra eğer kaçabilseydi ne olurdu diye çok düşündürdü..