Duş başlığından sıcak sular akarken iki kolumu duvara yasladım ve kendimi bıraktım, hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Bu sefer gidere gözyaşlarım da eklenmişti. Ama bu ayrıntıyı sadece ben fark edebilirdim. Banyoda ağlarken kimse sizin ağladığınızı fark etmezdi. Akan su sesinden dolayı ne hıçkırıkların sesi ne de sudan dolayı gözyaşlarının yüzde bıraktığı anlamlı, sadece bizim gezindiğimiz o acı veren yolları… Ve kuruyan gözyaşlarını kimse göremiyordu. Akan su onları da temizliyordu. Özgürdüm burada; ağladığımdan dolayı kimse bana acımıyor ya da yargılamıyordu.