buğra

buğra
@bugraagdk
Türklük Ebedidir! Sadece okuduklarımı paylaşmakla meşgulüm.
Puan vermedi·192 syf.··
2022 6. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2022 01:10
Eleştirel akılcılık fikrine sahip akıllı bireyleri yetiştiren, yetiştirmekle kalmayıp bir ulusu uygar eğitim düzeyine çeken, muasır medeniyetin mimarisi Hasan Ali Yücel'i harfi harfine eksiksiz anlatan eşsiz kaynak. Gerek tarihsel süreçlerinin anlatımının sadeliğiyle gerek ise sunulan görsellerle zengin bir kitap. Ancak Cumhuriyet dönemi eğitim politikaları ve bu politika neticesinde gelişen eğitim reformlarının mutlak gelişimini okudukça, şu anda eksikliğini hissettiğim Hasan Ali Yücel tarzı eğitimi özlüyorum.
Eğitim
Hasan Ali Yücel ve Türk AydınlanmasıCelâl Şengör · İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,236 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Demokratik yapı da zaman içerisinde eğitimsizlik ve niteliksizlik sebebiyle oklokrasiye evrimleşir.
Tarih
oklokrasiyi yaşıyoruz
Oklokrasi; bilgisi ve yetkinliği olmayan geniş halk kitlelerinin desteğini alan popülist siyasetçilerin devlet yönetiminde mutlak güç elde etmesiyle oluşan bir yönetim tabiri. Oklokrasi genellikle uzun ve geniş bir dönem içerisinde, kendiliğinden oluşur. Genellikle nüfus artışı gibi durumlar neticesinde, bir ülkenin eğitim seviyesinin ve entelektüel birikiminin geniş kitleleri kapsayacak şekilde düşmesi veya olması gerektiği şekilde artmaması neticesinde; halkın popülist söylemlere ve etik dışı hareketlere sahip yöneticileri devlet yönetimine getirmesi sonucu kullanılır.
Tarih
sadece mavi göz ve sarı saçıyla değil “Fikirleriyle”…
Büyük önder Atatürk, ulusunun her bireyinin her düşünceyi tartarak, inceleyerek, sınayarak tartışmasını, her bireyin kendi düşünceleri olmasını istiyordu. Demokrasi’nin kullar arasında değil, düşünen, bilgili insanlar arasında bir anlamı olduğunu dünyada en iyi kavramış liderdi. Yaptığı her faaliyet ulusunu özgür kılmak içindi. Kendisi kul doğmuştu, özgür bir insan olarak yaşadı ve öldü. Yurttaşlarını uygarlaştırdı ve hiç kimseye kulluk etmek zorunda olmadıklarını hatırlattı. İnsan onurunu her şeyin üstünde tuttu ve o onurdan en ufak bir ödünün verilmeden yaşanmasını önerdi. Bunun tek yolunun bilimin yolunda yürümek olduğunu iyi biliyordu. Bilim kendisine karşı çıktığı zaman bile, “bilimi seçin” ifadesiyle bilimin yolundan asla ayrılmamıştı. Bu nedenle bugün Atatürk’ü ve cumhuriyetini resmi tarih yaratmakla itham edenler, onun bilimsel niyet ve çabalarını kavrayamamış olanlardır.
Tarih
Atatürk, “yanılmaz” fikirlere, “mutlak” uyulması gereken dogmatik kitaplara inancı yoktu. Her ne nedenle olursa olsun “yanılmazlık” iddia edenlerin yalancılar ve şarlatanlar olduklarını iyi biliyordu.
Tarih