Akıl ve bilim aydınlık kesimdedir. Din ve İman’sa karanlık kesimde. Aklın, bilimin ölçüleri bellidir. Gözlem vardır, deney vardır, nesnellik vardır… Yolu ışıklandıran da bunlardır. Din ve İman’da ise bunlar yoktur. Karanlığı da bu yüzdendir..
“Gerçeklere şeriat yolu ile değil akıl rehberliğiyle, laiklikle gidilir” diyebilirsek işte o zaman bu toplum, sürüklenmekte olduğu uçurumu fark edecek ve ilkellikler girdabından kurtulacaktır.
Şeriat eğitimi yüzünden fikren kısırlaştırılmış Müslüman ülke halklarının, istisnasız olarak yeryüzünün en ilkel, en geri, en bahtsız halkları arasında yer almış olmalarının nedenleri malumdur.
Batı, bugünkü gelişmesini, ilerlemesini ve uygarlığını, din adamlarının sahte saltanatına ve olumsuzluklarına son vermekle, onu dünya işlerinin dışına itmekle, imtiyazlarını ve yetkilerini yok etmekle sağlamıştır.