İslam’ın Kur’an’ıyla, hadis’leriyle, verdiği bilgileri’yle, ahlak’ıyla, inanç’ıyla ve hukuk’uyla bir BÜTÜN olarak, Tevrat’a, öteki Yahudi kaynaklarına, Zerdüştçülüğün “AVESTA” sına, Hint Hikmetçiliği’ne, bir ölçüde “Helenizm”in bozuk kalıntılarına, İncil’e, Hristiyanlığın başka metinlerine, öykülerine, Arap geleneğine, Muhammed’den önceki şairlerin “şiir”lerine, Muhammed”in özel yaşamına ve hepsinden de önce ilkçağlardan kalma ilkel inanç, söylence, gelenek ve göreneklerine dayandığı, onun için de İslam’da “akla, bilime uygunluk” diye birşeyin aramanın boşuna bir çaba olacağı bir gerçek. Tabular bu gerçekleri örtüyor. Akla ve bilime aykırılıklar örtülmeye çalışılsa da tüm surelerde ve hadislerde çok açık seçik biçimlerde var.