Hikmet taleb-i malda Karun gibi şimdi
Hahişgeri-i lokmada Lokman unutulmuş.. Nâbî
"Malk mülk peşinde koşarakKarun gibi yaşamanın adına hikmet diyorlar şimdi. O kadar ki, lokma peşinde koşarken Lokman Hekim'in öğütleri unutulup gitmiş"
Ne kadar tanıdık bir manzara değil mi? Bugün başarının, akıllılığın ve "hikmetin" ölçüsü ne yazık ki daha çok kazanmak, daha çok biriktirmek ve Karun gibi ihtişam içinde yaşamak haline geldi. Bir lokma daha fazla koparabilmek, biraz daha lüks yaşayabilmek için verdiğimiz o amansız kavga, ruhumuzu iyileştirecek olan asıl şifayı, yani manevi bilgeliği (Lokman Hekim’i) bize unutturdu.
Hırslarımızın peşinde koşarken rızkı veren Rezzak'ı unutuyor, rızkın kendisini ilahlaştırıyoruz. Oysa insan, sadece midesini doyurmak için dünyaya gelmiş bir varlık değildir; kalbin ve ruhun da doymaya, şifaya ihtiyacı vardır. Zira:
"Hırs, sebeb-i mahrumiyettir ve vasıta-i zillettir... İnsan hırs ile rızkına cihad etse, aczini göstermekle rızkını zenginleştirir. Rızka karşı hırsla saldırmak, bereketsizliğe ve perişanlığa sebeptir." (Mektubat / İktisat Risalesi)
Karun gibi yığıp biriktirmeyi marifet saydığımız bu dünyada, asıl zenginliğin kanaatte, asıl şifanın ise ruhu besleyen o manevi hakikatlerde olduğunu hatırlamaya ne kadar da ihtiyacımız var. Lokma peşinde koşarken, bizi biz yapan değerleri arkamızda bırakmayacağımız bir hayat duasıyla...
Vesselam..
Planımı uygulamak için bugünü seçme nedenim sabahki astroloji programında burcumun bugün en şanslı burç seçilmiş olmasıydı. O programlardaki burç yorumlarına bayağı güveniyordum.
"Ölülerden yardım dilemek,uygar bir toplum için lekedir.Bugün bilim,teknik ve bütün yaygınlığıyla aydınlatıcı uygarlık karşısında filan ya da falan şeyhin öğütleri ile maddi ve manevi mutluluk arayacak kadar ilkel insanların uygar Türk toplumunda bulunabileceğini asla kabul etmiyorum.
Efendiler ve ey millet,iyi biliniz ki,Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar ülkesi olamaz. En doğru ve gerçek tarikat,uygarlık tarikatıdır."