BİR "ODTÜ"LÜ GÖZÜNDEN BUGÜNE GELİŞ HİKAYEMİZ
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 00:00
SELİN TOZKOPARAN, “1980 BİR ÖTEKİ HİKAYESİ” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ Kitap yazan kişi sayısının kitap okuyan kişi sayısından fazla olduğu, yazarların değil kitaplarını okuyup değerlendirme alabilecekleri, sadece okutacakları kişi bile bulamadıkları, en “bu muhakkak okur” dedikleri kişilerin bile okumadığı, “en geç bir haftaya okuyup mutlaka dönerim sana azizim” denildikten 3 sene sonra bile dönüşlerin olmadığı, 150 sayfa kitapların 6 ayda bitirilemediği bir ülkede artık yazarlar; (bilhassa ünlü olmayan yazarlar) “okunsun ve kritik edilsin de isterse yerden yere vurulsun kitabım” modundalar. Sayın yazara iki kitabımı göndermiştim. Toplamda 302 sayfa olan kitaplarımı aldığı gün okumaya başlayarak gece saat 03’e kadar bitirmiş. Sanırım bu bir rekor! Artık Türkiye rekoru mu, dünya rekorumu bilemem. Yukarıda resmetmeye çalıştığım okuyucu profilinin hakim olduğu bir ülkede bu durumun beni nasıl mutlu ettiğini tahmin edebilirsiniz. Dahası bir de değerlendirme videosu çekip sosyal medya hesaplarında paylaştı. Daha ne olsun! Bir yazar için bundan daha değerli ne olabilir ki? Kendisi de bana 5 kitabını göndermiş sağ olsun. Elbette ben de onun kitaplarını –onun kadar hızlı olamasa da- okuyup bir değerlendirme yapmak isterim. Kendisi de sonucu merak etmiş ve değerlendirmemi almayı çok istediğini vurgulamıştı. Onun şansına, ben de zaten tüm kitapları analitik bir gözle okuyan, okumam bitince çoğunlukla 2-3 sayfalık değerlendirmeler yazan, eğer yazarı ile iletişimim var ise bu değerlendirmemi ona da gönderip mutlu etmeyi seven birisiyim. Hatta “faydam olsun” diyerek yazım hatalarını bile tek tek tespit edip yazara iletmeyi titizlikle yaparım ve çok severim. Okuduğum kitabın, hacminin dörtte biri kadar değerlendirme yazdığım bile olmuştur. Bu paslaşmanın çok ilginç
1980Selin Tozkoparan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20241 okunma
8/10
·406 syf.··
2020 30. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 12:32
Talebesiyle ve hocasıyle bu ecdada Maşaallah! Nasıl bugünkü talebeler okulda sınıflar arasında kosusturuyorsa onlar da memleketler arası kosusturuyordu. O talebelerin ilme olan sevgisi ne kadar güçlü öyle! sağlam bir ilme sahip olmak ve anlamak için hocadan tahsil yapmayı ne kadar arzularlar yine emaneti tevdi eden ahde vefa gösteren hocalar ilmi yaymak ve talebeye ulaştırmak için ne kadar da sabırlılar! En rahat en dinç ve zihinlerinin en açık vakitlerinde yazın serin kışın sıcak sınıflarında elli dakikalık dersten çıkmak için bir an önce zili bekleyen ve sınıftan birbirleri ile yarışarak çıkan bu asrın talebelerinden Allah'a sığınırız sanki yangından kaçıyorlar ya da zalim bir katilin esaretinden kurtuluyorlar Söz söylemeye inceleme yapmaya çekindim kitap üzerine alimlerimiz hayatları ilme arzuları karşısında o yüzden 108 ve 332 den aldığım karşılaştırmaları uygun gördüm kitapla ilgili bilgi vermeye
İlim YolundaAbdulfettah Ebu Gudde · Erkam Yayınları · 20111,316 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Atalarımız Hunlar
Puan vermedi·228 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
*Rusya'daki azınlıklar, özellikle Türk kökenliler, resmî tarih mağduru sayılabilir, çünkü ataları hakkındaki bilgileri ve öz kültürlerini yeni kuşaklara sansürsüz aktaramıyorlardı. Böylece genç kuşaklar, giderek hafızadan silinmeye mahkûm edilen halk değerlerinden mahrum kalıyor ve manevi yönden gelişemiyordu. Bunun sonucunda da Ruslara karşı "millî yetersizlik kompleksi" oluşuyordu. Özellikle Türk halkları, resmî tarihten ve okul sıralarından öğrendikleri "barbar" kılığından ürkerek, sindirilmeye elverişli bir kişiliğe bürünmek zorunda kalıyorlardı. Yalnızca, tarihî topraklarını kaybetmeyen birkaç halk, yeni nesillerini kendi kültürü çerçevesinde yetiştirebilmiştir. Bütün dünyaya dağılmış ve devletleri parçalanmış Türkler ise böyle bir imkândan yoksundu. Tarih boyunca farklı halkların dilinde Hu, Hun, Kıpçak, Kuman, Sarık, Polov, Küyeşe, Has, As, Sibil, Hazar, Tatar, Hor, Peçeneg olarak adlandırılan Türklerin bugünkü torunları Karaçaylı, Balkarlı, Azeri, Gagauz, Sekeli, Kazak (Rus Kazakları), Kazah (Orta Asya Kazakları), Türkmen, Özbek, Bulgar, Altay Türkleri, Kalmuk, Kırgız, Karakalpak, Başkurd, Uygur, Kırım ve Kazan Tatarları, Tuvin, Hakas, Kumuk, Çuvaş, Avar, Nogay, Yakut vb. halklar zorla verilmiş etnik isimleri ve gerçek tarihten yoksunlukları nedeniyle geçmişleri hakkında tamamen bilgisizdi *Bazı tarihî kanıtlar ve Türk halklarında korunagelmiş tarihî bilgilere göre Moskovya, yedi bin yıl at üstünde savaşan Hunların askerî etkisi altında yetişmiş ve aralarında Syanbiyler tarafından ele geçirilerek "Syanbiyleşmiş" Hunların da bulunduğu Moğol ordusuyla savaşamazdı, kazanması da imkânsızdı. Çünkü ne tarihî ne de askerî tecrübesi vardı. Ama tatlı dilli Moskovya, bir düşmanının eliyle diğerini mahvetmenin yolunu buldu: Türk soylularına kucak açıldı, yeni vatan
Tarih
Atalarımız HunlarSofi Tram-Semen · Kaynak Yayınları · 200716 okunma