*Rusya'daki azınlıklar, özellikle Türk kökenliler, resmî tarih mağduru sayılabilir, çünkü ataları hakkındaki bilgileri ve öz kültürlerini yeni kuşaklara sansürsüz aktaramıyorlardı. Böylece genç kuşaklar, giderek hafızadan silinmeye mahkûm edilen halk değerlerinden mahrum kalıyor ve manevi yönden gelişemiyordu. Bunun sonucunda da Ruslara karşı "millî yetersizlik kompleksi" oluşuyordu. Özellikle Türk halkları, resmî tarihten ve okul sıralarından öğrendikleri "barbar" kılığından ürkerek, sindirilmeye elverişli bir kişiliğe bürünmek zorunda kalıyorlardı. Yalnızca, tarihî topraklarını kaybetmeyen birkaç halk, yeni nesillerini kendi kültürü çerçevesinde yetiştirebilmiştir. Bütün dünyaya dağılmış ve devletleri parçalanmış Türkler ise böyle bir imkândan yoksundu.
Tarih boyunca farklı halkların dilinde Hu, Hun, Kıpçak, Kuman, Sarık, Polov, Küyeşe, Has, As, Sibil, Hazar, Tatar, Hor, Peçeneg olarak adlandırılan Türklerin bugünkü torunları Karaçaylı, Balkarlı, Azeri, Gagauz, Sekeli, Kazak (Rus Kazakları), Kazah (Orta Asya Kazakları), Türkmen, Özbek, Bulgar, Altay Türkleri, Kalmuk, Kırgız, Karakalpak, Başkurd, Uygur, Kırım ve Kazan Tatarları, Tuvin, Hakas, Kumuk, Çuvaş, Avar, Nogay, Yakut vb. halklar zorla verilmiş etnik isimleri ve gerçek tarihten yoksunlukları nedeniyle geçmişleri hakkında tamamen bilgisizdi
*Bazı tarihî kanıtlar ve Türk halklarında korunagelmiş tarihî bilgilere göre Moskovya, yedi bin yıl at üstünde savaşan Hunların askerî etkisi altında yetişmiş ve aralarında Syanbiyler tarafından ele geçirilerek "Syanbiyleşmiş" Hunların da bulunduğu Moğol ordusuyla savaşamazdı, kazanması da imkânsızdı. Çünkü ne tarihî ne de askerî tecrübesi vardı. Ama tatlı dilli Moskovya, bir düşmanının eliyle diğerini mahvetmenin yolunu buldu: Türk soylularına kucak açıldı, yeni vatan