Ben birinin hiçbir şeyiyim, En çokta bu koyuyor. Ortak tek bir fotoğrafımız bile yok. Bugünlerde ben adsız bir özlemim; Yağmur yemiş bir deniz gibiyim.. -Attila İlhan
Kendiliğinden gelen sözcüklerin misafirliğini ne çok severdin, Nasılsın… Bugünlerde ben iyi gibiyim yorgun gri kaideler arasında hüzünlü bir yeşilim, Ya sen… Sen… Nasılsın? Göğsündeki ağrılar nasıl? İyi misin? 📚Birhan Keskin
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İçimi bari bu iletiyi dökeyim, rahatlayayım...
Çok yorgun hissediyorum bugünlerde, sanki ölecekmişim gibi hissediyorum, ağlama isteği hep geliyor. Aile meseleri, dersler, hayat şartları... beni o kadar yordu ki... yaşama isteği kalmadı ben de nedensizce... inatla gülüyorum, ama güldükçe içim her zaman ağlıyor, nefes alışverişlerim değişiyor, bazen kalbim sıkışıyor... ölüm ensemdeymiş gibi hissediyorum... neden böyle hissediyorum? Bilemiyorum...
Hayata Dair
Son hasbihal.
İçimiz dışımızla kavgalı, dışımız içimizle... Bir olmanın çok ötesinde bir yerlerdeyiz, ve dünyayı idrak etmenin en uzak köşesinde. Sabahın kuşlu ve dingin sesi kulaklarımıza kaçamıyor sanki ? Gece şehrin son uğultusu, ve tükenen nefesini hissedebiliyor muyuz ki ? Hem nefes alan sadece insan mı şu dünyada, Dinlemezsek, dünyanın kabarıp inen gögsünün sesini nasıl alışacağız buraya… Tahayyülemizin çok ötesi bir devirde hüküm sürüyoruz. Gözlerimizi gördüklerimize inandırma güçlüğü çekiyoruz. Evet fazlaca kalabalık Fazlaca gürültülü, Fazlaca duyarsız, umarsız, Hem epey de râyihasız bir devrin göbeğinde yaşıyor olsak da. Anlayabiliriz birbirimizi değil mi ? Biraz eşlik edebiliriz gideceğimiz yola… Mevsimler ne diye gelip geçiyor zaten ? Bu debdebeler çağında, Çiçeklenmiş bir bahçeye insanın kazayla gözü kaysa, bin yıl gönlü kalırken, Bunca mûcizevî İnsan manzaralarına nasıl duyarsız olabiliyoruz hem… Bakmayın siz, Bugünlerde kendime kırgınım ben! Öyle ya, kırılmayacak kadar sağlam değilem … Biraz sakin ve sessiz bir akşamın yağmur kokulu rüzgarıyla, Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt'ün den iki cümle yolluyorum size, “İnsan, kirli bir nehirdir. Kirli bir nehri, kirlenmeden içine alabilmen için deniz olman gerekir." (S:70)
1000Kitap
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara.. Hayatından memnun olan yok. Kiminle konuşsam aynı şey.. Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor. Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor. Böyle gidiyoruz işte.
Edebiyat
USLANMAZ
Kabahatler kanununda Ne kadar yeri var bilemem amma. Ben seni sevmek gibi Büyük bir suç işledim. Müebbet hapse mahkum Olsam ne çıkar . Ben senin için Kalbimden vazgeçtim. Aklıma da hükmüm geçmiyor Bugünlerde. Sen benim idam sehpam, Sen benim dâr ağacım oldun. Bilmem; ben senin Neyine vuruldum? Gözlerinin karasında boğuldum, Sen benim bilinmez Okyanusumsun. Cebr ile ettin beni Kendine köle. Halbuki aşk bilir mi hile? Sen beni yaktın ya Göz göre göre. Uslanmaz çapkınsın Bil istiyorum. Emine Öztürk