BÜLENT K

BÜLENT K
@bulentkamali
Caesar Dictator Perpetuo
Tanrıları insan bedeniyle benzeştiren Yunanlıların aksine Roma, tanrılarını belirli bir şekle sahip olmayan dünya ötesi güçler olarak kurgulamıştır önceleri. Tapıları olsa da, tanrıların çoğunun ismi bile yoktur. Ne zaman ki tanrılarını imgeselleştirmeye ve isimlendirmeye başlar Romalılar, onlarla birlikte iktidarını sağlamlaştırmak isteyen imparatorların imgeleri de dökülür ortaya. Roma'da herkesin ezbere bildiği bir cümle ile Sezar'ın imgesi, Sezar'ın kendisidir. İsa'dan önce 44 yılında ve Caligula'nın öncesinde sikkeye yüzünün kabartmasını çıkarttıran ilk devlet adamı Sezar'dır. Mutlak iktidarının kanıtı olarak paralara Caesar Dictator Perpetuo yazdırır - Sezar bütün zamanların hükümdarıdır.
Sayfa 72 - Metis
Kültür-Sanat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
'O zaman içimi acıtan şey hayal kırıklığıydı...o genç adamın o denli itaatle gitmesinin verdiği hayal kırıklığı... beni durdurmak, yanımda kalmak için hiçbir girişimde bulunmaması...oradan ayrılıp gitmesi konusunda ilk arzuma minnet ve saygıyla boyun eğmesi...beni kendine çekmek için bir şey yapmak yerine...beni yoluna çıkan bir azize gibi görmesi sadece...ve beni görmemesi...bir kadın olarak hissetmemesi' (İşte bu kitabın can alıcı yeri burası)
Sayfa 56
'...Arbus, çektikleri fiili acıların ve kendi çirkinliklerinin çeşitli derecelerde bilincinde olan, hatta hiç farkında olmayan insanları fotoğraflamıştır...' '...Fotoğraflarına bakanların büyük kısmı bu insanların, yani gerek cinsel altdünyanın vatandaşlarının gerekse doğuştan ucubelerin hep mutsuz yaşadıklarını tasavvur etmeye hazır olsa da, sayıları az da olsa bazı kesimler hakikaten duygusal bir kederi yansıtırlar. Sapkın insanların ve ucubelerin fotoğrafları o kişilerin çektikleri acılardan ziyade, hayattan kopukluklarını ve hayat karşısındaki özerkliklerini öne çıkarır. Soyunma odalarındaki kadın taklitçiler, Manhattan'daki otel odasındaki Meksikalı cüce, 100. Cadde'de bir salona toplanmış Rus cüceler ve onlar gibi sürüyle insan, resimlerde genellikle neşeli, halleriyle barışık ve oldukları gibi gösterilirler...' '...Brassai gibi Arbus da, fotoğrafını çektiği kişilerin, içlerinde yer aldıkları olay (hareket, vs.) her ne ise onun farkında, onun mümkün olduğunca bilincinde olmalarını ister. Bu kişileri tatlı tatlı konuşarak ikna edip, doğal ya da tipik hallerine geçirmeye çalışmaktansa, olmadıkları gibi durmaya, garip görünmeye, yani poz vermeye teşvik eder...'
Sayfa 44 - Agora Kitaplığı
Kültür-Sanat
İşkence yapanlar kimler?
İşkence yapanlar kimler? Beş sadist, on manyak, on beş klinik vaka mı? Hayır, işkence yapanlar iyi aile babası insanlar. Memurlar mesailerini tamamladıktan sonra akşam evde çocuklarıyla birlikte televizyon seyrediyorlar. Makine onlara etkili olanın iyi olduğunu öğretiyor. İşkence gayet etkili: bilgi kopartıyor, bilinçleri dağıtıyor, korku yayıyor. İşkenceci bir devlet memurudur. Diktatör bir devlet memurudur. Üstlendikleri görevi layıkıyla yerine getirmezse işlerini kaybeden silahlı bürokratlar da öyle. Hepsi bu, daha ötesi yok. Hiçbiri doğa üstü canavar değil.
Sayfa 155