Puan vermedi·132 syf.··
2026 245. kitabı
Mihail Bulgakov, Sovyetler Birliği’nin erken dönemindeki toplumsal mühendislik çabalarını ve yeni insan yaratma ütopyasını, tıp dünyasının sınırlarını zorlayan sarsıcı ve kara mizah dolu bir alegoriyle eleştiriyor. Dünya çapında dahi bir cerrah olan Profesör Filip Filipoviç Preobrajenski ile asistanı Doktor Bormental’in, sokaktan buldukları "Şarik" adlı sevimli ve uysal bir köpeğe, ölen bir holiganın hipofiz bezini ve erbezlerini nakletmesiyle başlayan bilimsel bir deneyi konu alıyor. Ancak bu sıra dışı deney, tıp tarihine geçecek bir başarı olmak yerine, adım adım tam bir toplumsal felakete dönüşüyor. Şarik, evrimleşip insana (Şarikov’a) dönüştükçe, içinden çıktığı proleter sistemin en kaba, en arsız ve manipülatif yanlarını kuşanıyor; evdeki düzeni, bürokrasiyi arkasına alarak cehenneme çeviriyor. Bulgakov, bir köpeğin insanlaşma sürecindeki o trajikomik grotesk hikaye üzerinden, doğaya ve insan yapısına dışarıdan yapılan zorlama müdahalelerin ne denli tehlikeli olabileceğini fısıldıyor. *Köpek Kalbi*; dönemin Sovyet rejimine, bürokratik yozlaşmaya ve "ideal toplum" yaratma hırsına fırlatılmış en keskin, en zeki edebi oklardan biridir. İnsanlığın, medeniyetin ve içimizdeki o evcilleşmeyen vahşi yanların sınırlarını sorgulayan, her döneme hitap eden dâhiyane bir siyasi hiciv başyapıtı.
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2026 190. kitabı
Mihail Bulgakov, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş çiçeği burnunda bir doktorun, Rusya’nın o uçsuz bucaksız ve karlar altındaki ücra bir köyünde cehaletle ve imkansızlıklarla verdiği savaşı muazzam bir kara mizahla aktarıyor. Genç bir insanın o omuzlarındaki ağır sorumluluk altında ezilişini, korkularını ve her şeye rağmen sergilediği o fedakarca çırpınışı okurken kendinizi adeta o loş, soğuk muayene odasında, titreyen bir gaz lambasının ışığında beklerken buluyorsunuz.
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Reklam
Puan vermedi·158 syf.··
2025 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 19:04
Tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktor.. ve bu doktorun mesleğe atıldığı ilk günlerde yaşadığı korkuları, hataları ve başarıları.. yalnızca bir doktorun meslek hayatını değil, insanın korkularıyla yüzleşmesini de anlatan güçlü bir eser. Bulgakov, genç ve tecrübesiz bir doktorun taşrada verdiği mücadeleyi son derece gerçekçi bir dille aktarırken okuyucuya da onun endişelerini hissettiriyor. Bu durum okuyucunun hem empati kurmasını hem de zaman zaman gülümsemesini sağlıyor. Kitapta soğuk, yalnızlık ve çaresizlik sık sık karşımıza çıksa da asıl anlatılan şey insanın zamanla güçlenmesi ve sorumluluklarının altında ezilmeden ayakta kalabilmesi. Her hikâye, deneyimin bilgi kadar değerli olduğunu hatırlatan, cesaret, sorumluluk ve insan olmanın kırılganlığı üzerine etkileyici bir anlatıdır. Aşağıya kitaptan en sevdiğim alıntıyı bırakıp iyi okumalar diliyorum :) "Aynaya bakıyorum da geçen yılın bıraktığı izleri görüyorum yüzümde. Gözlerim daha sert, huzursuz bakar olmuş, ağzım da daha kendinden emin.."
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2026 43. kitabı
Bir köpeğin gözünden insanlar, şehir ve yaşam mücadelesi ile insanoğlunu akıl almaz hayal gücü, bilimsel deneyler adına sınırsız cüretine şahit oluyoruz. Sovyet Rus Devriminin ilk dönemlerine denk gelen kitap o dönemden de kesitler sunuyor. Yazarın daha o dönemdeki hayal gücüne şaşmamak elde değil. Yine yerinde bir tespitle, bilimsel deneylerin doğaya uygunluğu kriterine göre planlanmasına vurgu yapıyor ki gününüzde bu vurguya ne kadar ihtiyaç olduğu ortadadır.
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
7/10
·520 syf.··
2026 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:01
Usta ve Margarita okurken insanı hem büyüleyen hem de zaman zaman yoran kitaplardan biri. Benim için de okuması kolay bir roman olmadı. Özellikle ilk bölümlerde kim kimdir, ne gerçektir, ne hayaldir anlamakta zorlandım. Üstelik Mihail Bulgakov 'un metaforları ve göndermeleri o kadar yoğun ki bazı yerlerde hikâyeyi değil, hikâyenin arkasındaki anlamı takip etmeye çalışıyormuş gibi hissettim. Buna rağmen kitap bitince insanın zihninde uzun süre kalıyor. Romanın yüzeydeki hikâyesi, şeytanın Moskova'ya gelişiyle başlayan tuhaf olayları anlatır. Ancak aslında kitap tek bir hikâyeden oluşmaz. Bir yanda Profesör Woland ve çevresindekiler aracılığıyla Sovyet toplumuna yönelik keskin bir hiciv vardır. Diğer yanda Usta'nın yazdığı Pontius Pilatus ve İsa hikâyesi bulunur. Bir yanda da Usta ile Margarita'nın aşkı anlatılır. İlk bakışta birbirinden kopuk görünen bu üç anlatı zamanla iç içe geçer. Kitabın zorlayıcı olmasının en büyük nedeni de budur. Bulgakov doğrudan konuşmak yerine semboller kullanır. Woland yalnızca şeytan değildir; aynı zamanda ikiyüzlülüğü ortaya çıkaran bir güçtür. Moskova'daki insanlar şeytandan çok daha ahlaksız ve açgözlü görünürler. Bu nedenle romanda asıl kötülüğün şeytan değil, insanın kendi zaafları olduğu hissedilir. Ayrıca yazar kitaptaki fantastik olayları gerçeküstü bir eğlence aracı olarak değil, toplum eleştirisini yapmak için kullanmış. Beni en çok etkileyen noktalardan biri ise sanat ve özgürlük meselesiydi. Usta'nın yazdığı roman nedeniyle dışlanması ve eserini yok etmeye çalışması, kitap boyunca hissedilen baskı, sansür ve yalnızlık duygusu aslında yazarın yaşadığı dönemin bir yansımasıdır. Bu yüzden Usta karakteri sadece bir roman kahramanı değil, biraz da Bulgakov'un kendisi gibidir. Margarita ise romandaki en güçlü karakterlerden biridir. Onun hikâyesini
Edebiyat
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 174. kitabı
Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi’ni okurken ilk sayfalarda okura sunulan absürt hatta yer yer müstehzi atmosfer, aslında çok daha karanlık bir sorunun üzerini örten ince bir tülden ibaret. Yani ben öyle anladım. Bilimin ve aklın sınırlarını sırf gücümüz yetiyor diye pervasızca ihlal etmeli miyiz? Romanın merkezindeki Şarikov’u basit bir "kötü karakter" olarak okuyup geçmek en kolayı olurdu herhalde. Oysa asıl trajedi, onu var eden cerrahi kibirde gizli. Profesör Filip Filipoviç’in neşteri bir bedeni dönüştürmeye yetiyor yetmesine ama ona insan olmanın ağır ve sancılı ruhunu üfleyemiyor. Ee tabi etin şekil değiştirmesi, vicdanın da şekilleneceği anlamına gelmiyor ne yazık ki. Kitabın ortalarına gelirken zihnim ister istemez klasik edebiyatın bir başka görkemli çığlığına, Frankenstein’a kaydı. İki kitap da yaratıcılığın, daha doğrusu kontrolsüz "yaratma" kibrinin etrafında dönüyor. Hem Victor Frankenstein hem de Filip Filipoviç, bilginin baştan çıkarıcı zirvesine tırmanırken en temel insani sorumluluğu unutuyorlar. Doğrusunu söylemek gerekirse, Bulgakov’un bu parlak fikrinin toplumsal ve psikolojik dehlizlerde çok daha derinlere inmesini beklerdim. İkinci defa okumam herhalde..
Edebiyat
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Can Yayınları · 202125,7bin okunma
Reklam
Reklam