Daracık eski evlerin bazılarında o enfes çatı tepeliklerinin eksildiğini ve her yerde ucuz modernleşmenin çirkin pürüzsüzlüğünün dağılmakta olan güzelliklerin yerini aldığını gördüm. Brzeg de ilerliyordu demek! Daracık köşeleriyle sevdiğim o eski, bildik, küçük kent değildi artık. Yaşam tarzındaki gelişimin sıradan olanı çoğunlukla nadir olandan daha yararlı bulan pratik gereklilikleri burada da bazı güzellikleri engel olarak görüp yolundan kaldırmıştı.
Bir ülke düşünün; nüfusun %75'i gayrimeşru yollarla, gayrimeşru şekilde inşa edilmiş ortamlarda yaşıyor. Hiçbir kültürel, insanî, sosyal ilişki düzenlenmemiş. Buna toplum demeye imkân yok.
Vefat edinceye kadar şehir şehir arzı kat eden, seyyâh, âlim ve şâir Ebu İshâk el-Gazzî'nin rihleye çıkıp şehir şehir dolaşmaya ve halkı câhil kalmış ya da ileri gelenlerin ve eşrâfın yitip gittiği yerden ayrılanın fazîletine teşvîk ettiği şu sözü ne güzeldir!
Bil ki kişiyi edepsiz kılan cehlidir
Hem ışık görmeyen gözlere gizlidir
Kalma sakın yerinde kıymetin gizlenir
Derinlerde incinin kadrini kim bilir!