Oysa haksız olan, suçsuz insanlara kaydırılan öfke sonsuzdur, hiçbir zaman dinmez. Gerçekleri örterek onları algılamamızı engellediği için, aklımızı karıştırır. Bilinç dışına itilmiş ve acımasızlığı tüm kapsamı ile bedenin belleğinde saklanmış olan bir öykünün yıkıcılığından kaynaklandığı için yıkar geçer. Ruhu zehirler, akla hizmet eden belleği yıpratır ve sadece insanlara içgörü ve empatiyle yaklaşma yeteneğimizi yok etmekle kalmayıp düşünme yeteneğimizi de öldürür.
Gerçeğin hayal gücü bizim kurgulayabildiğimizden daha geniştir. Çünkü her kurgu inandırıcı olmak zorundadır. Oysa gerçeğin böyle bir "ayak bağı" yoktur.