'... siz ürkek çocukları hüznün, ve siz gökyüzünün mavi olduğunu unutanlar! donleyin artık susun da! belki de son aşkıdır bu gökyüzünün: onulmaz yarası kanar da kanar. ...' Vladimir Mayakovski
Serenad
Yeşil pencerenden bir gül at bana, Işıklarla dolsun kalbimin içi. Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Şeffaf damlalarla titreyen, ağır Koncanın altında bükülmüş her sak. Seninçin dallardan süzülen ıtır, Seninçin karanfil, yasemin zambak... Bir kuş sesi gelir dudaklarından; Gözlerin, gönlümde açan nergisler. Düşen öpüşlerdir dudaklarından Mor akasyalarda ürperen seher. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıkla dolacak kalbimin içi. Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Ahmet Muhip DRANAS
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ah be Burak Bulut, ah be üzümlü kekim :(
Düşünce
Bir güneş söner Bir bulut kızıla kaçar Bir insan ölüme sarar Bir zaman meçhule çalar Ensari Toprak
Bazı insanlar yıldızlarla bezeli bir gökyüzüdür, bazıları ise bir bulut tabakası. Kocamın Karısı
Alıntı
Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen Erdem Bayazıt