Cengiz Aytmatov, Cengiz Han’a Küsen Bulut adlı bu sarsıcı ve efsanevi romanında, ünlü hükümdar Cengiz Han’ın mutlak gücü, zulmü ve batı seferi sırasında ordusunda yaşanan trajik bir aşk hikayesi ile bu güce karşı duran insani duyguları konu alır. Yazar; Cengiz Han'ın sefer sırasında çocuk doğurmayı yasaklayan emrine rağmen, birbirlerini derin bir aşkla seven yüzbaşı Erdene ile nakışçı Togulan’ın doğacak bebeklerini koruma mücadelesini anlatırken; totaliter rejimlerin acımasızlığını, bireyin vicdanı ile otorite arasındaki amansız çatışmayı, bozkır kültürünü ve sadakati, Kırgız mitolojisinden beslenen destansı, lirik ve felsefi bir dille işler.
Bir önceki okuduğum Cengiz Aytmatov kitabı Gün Olur Asra Bedel kadar çok sevmesemde bu kitapda yine Cengiz Aytmatov yazmış diyebileceğim kadar güzeldi
Devlet bir sobadir ve yakitı da yalniz insandır.
Kitabın yer yer beslenme hususunda önemli tespitleri var olup hayatıma uyguladığımda özellikle çok faydasını gördüm. Pratikte yaşanması sağlığımız açısından faydalı olacaktır. Herkese tavsiye ederim.
Anne güvercinin yaramaz yavru güvercinlerini uyutmak için anlattığı, büyükbabalarının aydedeye yolculuğu masalı... Büyükbabaları onlar gibi minik bir yavruyken aydede ona gülümsemiş ve o da aydedeye gitmek istemiş. Babası çok küçük olduğu için aya uçamayacağını söyleyip izin vermemiş ama bir bulut ve kıyrukluyıldız sayesinde büyükbaba güvercin aydedeye ulaşmış. Döndüğünde de kendini yatağında bulmuş. Masal bitmeden yavru güvercinler uyuyakalmış, anne güvercin de bu masalı düşünerek uykuya dalmış. Ben pek beğenmesem de çocuklar sevebilir gibi... Ama çizimleri yine hoşuma gitmedi. Kötü değil aslında ama çocuksuluğu mu az, bilemedim. Masala gelince... o da çok ahım şahım bir içeriğe sahip değil. Çocuklara bir şey katar mı, belki biraz hayal gücü... Uzaylı çizimi bazı çocuklar için ürkütücü gelebilir ama. Ürkütücü değilse de sevimsizdi bence. Bu serinin resimlerini sevemedim. Diğer hikâyelere göre içeriği de boş geldi. Yaramaz yavru güvercinler gibi uyumak bilmeyen çocukların ilgisini çeker mi, emin değilim. Çok daha güzel kitaplar var, bence onlara öncelik verilmeli. :)
Yoğun , dertli, zamansız ve bir o kadar da şaşırtıcı bir kitap.
Bir tarafta bozkırda yaşam mücadelesi veren köylüler, diğer tarafta Sovyetler Birliği ve Amerika nın birleşip kurduğu bir uzay programı, uzaylılarla yapılması planlanan diplomatik temaslar.
Ana kahramanın insancıl dertleri o kadar iyi verilmiş ki hepsini okurken hissetmek mümkün.
Hayırsız evlat, rejim baskısı , karşılıksız aşk, çaresizlik , yok edilmeye çalışılan kimlikler,
başına deve derisi sarılıp güneşte bırakılan ve hafızası kaybettirilerek köleleştirilen mankurtlar ....
Romanın en ilginç bölümü kitaptan çıkarılmış.
Sovyetler Birliğinde o bölümün yayınlanmasına izin verilmemiş ve daha sonra ayrı bir roman olarak yayınlanmış.
(Cengizhan a Küsen Bulut)
Bu iki kitap birlikte okunduğunda anlamlı oluyor. Gün Olur Asra Bedel kitabını okumuş olmak için ikisini birlikte okumak gerekli diyor kitabın çevirmeni.
Cengizhan a Küsen Bulut kitabını tek okuyan kişi için havada kalan bir metin olabilir.
Birlikte okunduğunda insan dehsete düşüyor.
Yeni doğmuş bir kadının bebeğinden ayrılıp sırf koyulan kurala uymadı diye öldürülmesi,
tutuklu bir öğretmenin çaresizliği, hükümdar olmak için aslında yeri geldiğinde merhametsiz olmak gerektiği ama günün sonunda adaletsizliğin karşısında doğanın bile yanınızda olmadığı gerçeği ...
İnanılmaz etkileyici bir roman daha...
Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar...
Atatürk'ün hangi takımı tuttuğu hep merak edilir ve her takım taraftarı da Atatürk'ün kendi takımını tuttuğunu söyler. Bu kitapta Atatürk'ün hangi takımı tuttuğunu daha doğrusu hiçbir takımı tutamayıp tüm takımları desteklediğini okuyacaksınız. Atatürk tüm kulüplere desteğini vermiştir. Çünkü Atatürk Türk sporunun gelişmesi için desteğini her daim sunmuştur.