Puan vermedi·438 syf.·
2026 30. kitabı
Gökyüzü herkesindir ama toprak sadece güçlünün... ​Bu satırlar, Yaşar Kemal’in dünyasından aldığım o derin ilhamla, bu koca kavgayı düşündükçe bana hissettirdikleri aslında. Kitabın kapağını her açtığımda içimde büyüyen, o binlerce sayfa boyunca anlatılan adaletsizliği benim gözümden tek bir solukta özetleyen, tamamen bu kitaptan esinlenerek kalbime düşen bir cümle bu. Kapağı açtığım an beni karşılayan o uçsuz bucaksız Çukurova’nın üzerine çöken karanlık bir bulut gibi hissettiriyor bana. İnce Memed’i kaçıncı kez elime aldığımı, o ilk sayfadaki tozlu yola kaçıncı kez düştüğümü artık gerçekten saymıyorum. Ama her defasında, sanki o sarp patikada Memed’le ilk kez karşılaşıyormuş gibi göğsüme kocaman bir yumru oturuyor. İçimde bir şeyler titriyor her açtığımda. Memed’in o çelimsiz, "ince" hali; aslında hepimizin hayatın bir yerinde sakladığı, bastırdığı, kimselere itiraf edemediği o "artık yeter" deme arzusunun ete kemiğe bürünmüş hali gibi geliyor bana. O zayıf omuzlardaki yükü taşırken onunla beraber nefes nefese kalıyorum. ​İnsan sayfalar arasında kayboldukça, o tozun toprağın sıcaklığını teninde hissettikçe şunu çok net anlıyor: Bizi asıl hapseden, bizi çürüten şey sadece kerpiç duvarlar ya da zalimlerin dayattığı o acımasız otorite değil; kendi içimizde besleyip büyüttüğümüz, bizi felç eden o bitmek bilmeyen korku. Memed, beş köyün tek hakimi olan Abdi Ağa’nın karşısına dikilirken aslında sadece etten kemikten bir adamla da savaşmıyor; yüzyılların getirdiği o köhne kabullenmişlikle, ruhlarımıza kazınan o "böyle gelmiş böyle gider" inancıyla çatışıyor. Onu her okuyuşumda, sanki hikayeyi hiç bilmiyormuşum gibi aynı heyecanla ve aynı sızıyla sarsılmamın sebebi tam olarak bu. Çünkü o "kaderin budur, bunu çekeceksin" diyenlere karşı verilen bu onur kavgası asla eskimiyor,
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Havada Bulut'un Anlattıkları
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Sait Faik Abasıyanık'ın Havada Bulut adlı eseri, insanı ve günlük yaşamın sıradan görünen ayrıntılarını samimi bir dille anlatan öykülerden oluşuyor. Yazar, olaylardan çok insanların duygularına, düşüncelerine ve yaşam mücadelelerine odaklanıyorr. İstanbul'un sokakları, deniz kıyıları ve mahalle hayatı öykülerde canlı bir şekilde hissediliyor. Sait Faik, karakterlerini yargılamadan anlatıyor; onların sevinçlerini, yalnızlıklarını ve umutlarını okuyucuya doğal bir biçimde aktarıyor. Bu yönüyle eser, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını sağlıyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, küçük olaylardan büyük anlamlar çıkarabilmesi. Yazar, sıradan insanların hayatlarını edebiyatın merkezine taşıyarak onların değerini gösteriyor. Doğa tasvirleri ve insan sevgisi de eserin dikkat çeken özellikleri arasında. Bana göre Havada Bulut, yalnızca bir öykü kitabı değil, aynı zamanda insanı anlamaya ve çevremize daha dikkatli bakmaya davet eden bir eser. Düşündürücü, sıcak ve etkileyici anlatımı sayesinde Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olmayı hak ediyor. Özellikle öykü türünü sevenlere ve insan psikolojisini konu alan eserlerden hoşlananlara tavsiye edilebilecek bir kitap.
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,280 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cennete Götüren Namaz
8/10
·144 syf.··
2025 7. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 17:38
Cennete Götüren NAMAZ Namaz kılmaya başlayabilmenin ön hazıklıklarıyla başlıyoruz kitabı okumaya her işte olduğu gibi NAMAZ DA hazırlık gerektiriyor Aslında tek hazırlığı ABDEST ALMAK Tabi abdest almak ne kadar zor onu da işte kitapta okuyarak görebiliriz Çünkü namazı adestsiz kılamayız. Abdest almak için de manevi temizlenmeye ve arınmaya ihtiyacımız var Bu kadar büyütülecek ne var aslında değil mi alt tarafı 2 dakikamızı alacak iş Ama bunu ev de almak ve namaza başlamak ilk önce ev halkının bir tepkisini göğüslemek demek Sonra ilk gideceğin yerde ki tepkiyi göğüslemek demek Sonra diğeri ve sonra diğeri İlk başlarken ya da başlamak için düşüncelere dalarken hep aklımıza kötü zor ve ruh sıkan şeytanın vesvese yaptığı düşünceler gelir Çünkü şeytanın görevi budur Hz.Adem’den beri tanıyor insanoğlunu ve nereden ve nasıl vuracağını çok iyi biliyor Peki biz ŞEYTANI (ilk ve en büyük düşmanımızı)NEFSİMİZİ ne kadar tanıyoruz Allah’ın yardımını ne kadar hesaba katıyoruz Her şeyi kendimiz yaparız zannediyoruz veya yapamayız zannediyoruz Ama Allah dilerse biz de istersek her şeyi yapabiliriz Niyetlerimizi ve abdestimizi alalım ve kıralım şeytanın bacağını Yönelelim Rabbimize ve görelim yardımının Nasıl gayretimizi desteksiz bırakmayışını Ondan başka kimsemiz yok bunu bilelim ve çıkalım huzuruna ve bize bunu nasip ettiği için çokça şükredelim Allahım bizi sensiz bırakma Kitapta ilk başlardan bilgilendirici ve yapılması gerekenler ayet ve hadislerle desteklenerek anlatılmış Sonrasında daha gayret verici Bilgiler hikayeler ve kesitlere yer verilmiş Bi yerden sonra altını çizdiğim yerler çoğaldı Açıp tekrar bakmalık bir kitap Ameller niyetlere göredir Rabbim niyetlerimizi temiz amellerimizi kabul eylesin
Cennete Götüren NamazAhmet Bulut · Timaş Yayınları · 2013526 okunma
Puan vermedi
Toprak’ın adını koyduğumuz günden beri doğayı çağrıştıran isimlerin bende ayrı bir yeri var. Yağmur, bulut, çiçek… Bu isimler bana hep yaşamı, umudu ve çocukluğun saflığını hatırlatıyor. O yüzden Yağmur ve Çocuk daha adını görür görmez dikkatimi çekti ve merakla okumaya başladım. Bu kitap, çocuklar için yazılmış şiirlerden oluşuyor. Fakat sayfaları çevirdikçe yalnızca çocuklara seslenmediğini de hissettim. Şiirlerin dili yalın, akıcı ve içten. Çocukların dünyasına onların diliyle yaklaşırken doğayı, sevgiyi, dostluğu ve merhameti de incelikle hissettiriyor. En sevdiğim yanı ise doğanın şiirlerin merkezinde yer alması oldu. Yağmurun, ağaçların, kuşların ve çiçeklerin yalnızca birer doğa unsuru olarak yer almaması, çocukların hayal dünyasını besleyen canlı kahramanlara dönüşmesi çok hoşuma gitti. Şiirler öğüt vermeye çalışmıyor,çocukların kalbine usulca dokunuyor. Çocuk edebiyatında şiire yeterince yer verilmediğini düşünenlerdenim. Bu yüzden böyle kitaplarla karşılaşınca ayrıca mutlu oluyorum. Çocukların küçük yaşta şiirle tanışmasının, kelimelerin ritmini hissetmesinin ve doğaya biraz daha yakından bakmasının ne kadar kıymetli olduğunu hep düşünmüşümdür . O yüzden benim için keyifle okunan, yüzümde tebessüm bırakan sıcacık bir kitap oldu Yağmur ve Çocuk.
Yağmur ve ÇocukCahit Kaya · Bu Yayınevi · 20101 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"EV YAPIMI BİR PARAŞÜT" "Zihnin gerçek doğasının sonsuz ve sınırsız olduğunu, gökyüzü gibi olduğunu biraz evvel konuşmuştuk. Düşünceler, gökyüzünde beliren bulut kümeleri gibidir. Bulutlar gelip geçerler, ama gökyüzü onların geçişlerinden hiç etkilenmez, bozulmaz, lekelenmez, eksilmez veya çoğalmaz. Daima aynı kalır. İri bulutlar, ufak bulutlar, beyaz bulutlar, gri bulutlar ve kara bulutlar... Kimi zaman pırıl pırıl bir günes görünür, kimi zaman ise bulutlar güneşi örter. Bazen korkunç bir fırtına patlak verir, şimşekler ve gök gürültüleri yüzünden gökyüzü ürkütücü bir hale bürünür. Fakat ne gelmiş olursa olsun ve ne kadar sürerse sürsün, eninde sonunda bitecektir. Bulutlar geçip giderler, fırtına diner ve tüm bu olup bitenler gökyüzünde hiçbir iz bırakamaz. Zihnin gerçek doğası saf, bozulmamıs ve sonsuz halini daima korur." Hayat bazen öyle koşturmacalı geçiyor ki, kendi zihnimizin içinde bile huzur bulamıyoruz. Sürekli kaygı, öfke, tahammülsüzlük... "Değişemiyorum", "zihnimdeki gevezeliği susturamıyorum" dediğimiz anlar çoğalıyor. Zihnimizle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatan ve meditasyonun dönüştürücü gücünü kurguyla harmanlayan sürükleyici bir hikâye sunuyor yazar bize kitabında. Bilge büyücü "Mama Nono" rehberliğinde, bizleri yedi günlük içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Otomatik cevaplar, otomatik tepkiler, otomatik yaşamlar... Bunun ne kadar farkındayız? Karşımızdaki insanın bizi gerçekten dinlemediğini, aslında kendi zihnindeki konuşmalarla meşgul olduğunu hissettiğimiz anlar oluyor mu? "Nasılsın?" - "İyiyim." Bu kısacık diyalog bile ne kadar ezbere yaşadığımızın bir kanıtı aslında. Ben de son zamanlarda kendi otomatikliğimi fark ettim. Ve biraz isyan ettim açıkçası. "Nasılsın?" sorusuna her seferinde aynı cevabı vermek istemiyorum artık. Deniyorum: "Yeterince
Edebiyat
Ev Yapımı ParaşütBerrak Yurdakul · April Yayıncılık · 20266 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 317. kitabı
Cengiz Aytmatov, Cengiz Han’a Küsen Bulut adlı bu sarsıcı ve efsanevi romanında, ünlü hükümdar Cengiz Han’ın mutlak gücü, zulmü ve batı seferi sırasında ordusunda yaşanan trajik bir aşk hikayesi ile bu güce karşı duran insani duyguları konu alır. Yazar; Cengiz Han'ın sefer sırasında çocuk doğurmayı yasaklayan emrine rağmen, birbirlerini derin bir aşkla seven yüzbaşı Erdene ile nakışçı Togulan’ın doğacak bebeklerini koruma mücadelesini anlatırken; totaliter rejimlerin acımasızlığını, bireyin vicdanı ile otorite arasındaki amansız çatışmayı, bozkır kültürünü ve sadakati, Kırgız mitolojisinden beslenen destansı, lirik ve felsefi bir dille işler.
Cengiz Han'a Küsen BulutCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202520,2bin okunma